Ayten Güneş, ‘doğası ile ruhunuza iyi gelecek şehir Miskolc’i yazdı

Şehirdeki önemli turistik mekanlardan biri olan Lillafured

Farklı bir tatil deneyimi yaşamak isterseniz Miskolc sizin için güzel bir alternatif olacaktır. Şimdiden gezip göreceklerinizin keyfini çıkarıp ruhunuza bayram tadı yaşatmanızı diliyorum.

Ayten GÜNEŞ / Seyahat Yazarı / Blogger

Budapeşte Ferenc Liszt uluslararası havaalanından iki saatlik bir minibüs yolculuğunun sonunda vardığımız Miskolc şehrine gelirken; yol güzargahımızda sapsarı güne bakanlar ve buğday tarlaları tüm yol boyunca bize eşlik etti. Aniden bastıran şiddetli bir yağış ise bu yolculuğumuza mis gibi toprak kokusunu bağışladı. Halimizden memnun ilerlerken bahçeli müstakil evlerin bol olduğu yeşilliklerle dolu bir şehirde buluverdik kendimizi. Bu şehir hakkında hiçbir bilginiz olmasa dahi girer girmez yeşilliklerin arasında rahatça nefes alıp, ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir yer olduğunu tahmin ediyor ve geziniz sonrasında bu düşüncenizde yanılmadığınızı da görüyorsunuz zaten.

Kendinizi yeşilin her tonuna rastlayacağınız bir şehirde bulacaksınız.

MİSKOLC HAKKINDA

Miskolc; 21 şehri bulunan Macaristan’ın Budapeşte ile Debrecen’den sonra 158.101 nüfuslu üçüncü büyük şehridir. Ülkenin Kuzey Miskolc; 21 şehri bulunan Macaristan’ın Budapeşte ile Debrecen’ den sonra 158.101 nüfuslu üçüncü büyük şehridir. Ülkenin Kuzey Doğusunda yer alan ve 236,7 km2 yüzölçümüne sahip ‘ Yeşil Şehir’ Miskolc, Macaristan denilince aklımıza gelen ilk yer olan Budapeşte’nin aksine daha sakin ve ağır sanayinin dışında üniversite hayatı ile Erasmus öğrencileri tarafından tercih edilen bir şehir olarak da bilinir.

‘Yeşil Şehir’ olarak anılan Miskolc’ e böyle denilmesinin sebebi, çevreyi önemseyen ‘daha yeşil kentler’ hareketine katılan ilk şehirlerden biri olmasıdır. Bu ismin hakkını da fazlasıyla veren şehrin her yerinde ağaçlık alanlar görmeniz mümkündür ancak şuursuz büyümüş hiçbir yeşile rastlayamazsınız. Ortalama sıcaklığın 22°C olduğu şehirde, Temmuz ayında günün erken saatlerinde ve gece saatlerinde serin bir hava, öğlen saatlerinde ise yakıcı bir güneş sizi bekliyor. Hazırlıklarınızı yaparken yanınıza akşam saatlerinde giyeceğiniz ince bir şeyler almanızda fayda var.

Yeşil şehir dışında ‘Steel City’ yani çelik şehir adı ile anılan Miskolc, öncelikli bir kalkınma bölgesi olduğundan bölgedeki en dinamik ve en gelişmiş yerleşim yeri. Şehir ağır sanayiden dolayı çok fazla tren hattını da içinde barındırıyor. Uzun vadeli, iyi planlanmış ve gelişmiş ekonomi ile yüzyıllar boyu çeşitli milliyetler ve dini mezhepleri besleyen kent kültürel mirasının korunması ve zenginleştirilmesine de çok önem verir. Kent, tarih boyunca gelen tüm milletlere kucak açmış ve gelenlerin birlikte getirdiği kültürel değerlerini de takdir etmiştir. Hala geleneklerini koruyan Polonyalılar, Almanlar ve Slovaklar Miskolc’ ta yaşamaktadır.

Sanayiden dolayı çok fazla tren hattı mevcut.

Şehre hayat veren yerlerden biri olan Miskolc Üniversitesi, 1735 yılında kurulmuş ve şu anda yaklaşık 10 bin öğrenci mevcuduna sahiptir. Yeşil bir ormanı andıran kampüsün içinde sürekli aktif olan spor salonları, atletizm parkuru, jimnastik salonları, tenis kortları, yüzme havuzu, küçük bir gölet, yürüyüş parkurları, yemekhane ve kafelerin dışında bir de otel bulunmaktadır. Şehirde futbol, buz hokeyi, kadın basketbol, su topu, judo, atletizm, güreş, yüzme ve orienteering gibi alanlarda başarılı birçok kulüp de bulunmaktadır. Miskolc şimdiye kadar birçok spor organizasyonuna ev sahipliği yapmış bir şehir ve Temmuz ayında da 14. sü düzenlenen Üniversiteler Avrupa Basketbol Şampiyonasına da başarılı bir şekilde ev sahipliği yapmıştır. Üniversite kampüsünde yer alan heykeller ve yapılar kendinizi bir sanat merkezinde hissetmenize neden olabilir.

Üniversite kampüsünde bulunan Uni-Hotel
Üniversite kampüsü adeta açık bir sanat müzesini andırıyor.

Miskolc’ de şaşırdığım şeylerden biri şehir merkezine varmadan yol üzerinde göreceğiniz Generali Arena spor salonunun hemen yanında bulunan mezarlıklar oldu. Önceden Londra’da ki Highgate mezarlığı tecrübem olmasına rağmen yine de bu mezarlığa da şaşırmadan edemedim. Her yer tertemiz, düzenli ve yemyeşil. Mezarlıkların karşısına banklar koymuşlar ve onca yeşilin içerisinde kendinizi mezarlıkta değil de sanki parkta hissediyorsunuz.

Her ne kadar mezarlık demeye diliniz varmazsa da…

Bizden birkaç gün sonra Miskolc’ e gelenler oldu ve şehri onlara anlatırken burası ile ilgili ilk izlenimimin her şeyin çok eski, ama çok bakımlı olduğunu söylemek oldu. Gerçekten tuhaf bir zıtlık vardı. Şehir eski ama çok bakımlı olmasının yanında çok da uyumluydu. Gözünüze batan zevkinizi tırmalayan bir şeye rastlamanız zor. Sabahları koşarken mini elbiseli kadınların sokakları süpürdüğünü görmek ve koca atletizm pistinin bakımının bikini üstü, şort ve parmak arası terlik ile bir kadın tarafından özenle yapıldığını görmek ilk birkaç gün garip geliyor insana. Sonradan alışıyorsunuz ve aslında zamanla şehirde çalışan kadın sayısının sanki erkek sayısına göre daha fazla olduğunu görüyorsunuz. Kadın eli değen yerler her türlü farklı olur diyerek pozitif ayrımcılık yapayım 😊

Miskolc eski ama çok düzenli bir şehir…

BİLMENİZ GEREKENLER

Shengen vizesi isteyen Macaristan’ a vize başvurunuzu hangi tarihte yaparsanız yapın konsolosluk pasaportunuzu ancak seyahatinizden 1 gün önce veriyor. Aracı firma ile 10 gün öncesinden cumartesi 11.55’ e kesin alınmış biletlerimizi beyan ederek başvuru yapmamıza rağmen pasaportlarımızı aracı firmanın ısrarları ile zor şer cuma günü 18.30 da ancak alabildik. Hatta duyumlarımıza göre aracı firmaların pasaportları havaalanına götürüp uçağa bile yetiştirdiklerini duydum. Tabi yeşil pasaportunuz veya önceden alınmış geçerli Shengen vizeniz var ise tüm bunları unutup sadece biletinizi alarak direk gidebilirsiniz.

Ulaşım İstanbul Atatürk havaalanı ve Sabiha Gökçen havaalanından 3-4 firma günde birkaç kez Budapeşte Ferenc Liszt uluslararası havaalanına sefer yapıyor. Bütçenize göre firmayı ve saatleri ayarlayabilirsiniz. Ferench Liszt havaalanında indikten sonra şehir merkezine gidip oradan tren veya otobüs ile 2-2,5 saatlik bir yolculuk ile Miskolc’ a varabilirsiniz. Miskolc Budapeşte arası 190 km’ dir.

Nerede kalınır Miskolc’ da konaklama ile birçok alternatifiniz vardır. Üniversite içinde bulunan uni hotel’ e 2 kişi 4 gece sadece konaklama ücreti 84€ ücret ödedik. Şehir merkezinde ödeyeceğiniz fiyatlar kalacağınız yerlerin özelliklerine göre değişebiliyor.

Para birimi olarak Forint kullanılan şehirde 1.000 Forint 13.30 Tl ediyor. 100 € bozdurduğunuz zaman elinizde deste ile para oluyor ve nedense çok mutlu oluyorsunuz. Biz gelmeden önce Bulgaristan’da ki gibi Euro’da kullanabileceğimizi düşündük ancak Euro çok az yerde geçtiğinden dolayı neredeyse kullanacağımız bütün parayı forinte çevirdik. Yani Miskolc’ a vardığınızda yapacağınız ilk işlerden biri para çevirmek olsun. Ayrıca Forint ile harcama yapmak daha hesaplı oluyor.

Kredi kartı birçok yerde geçerli ancak her kart mutlaka geçer diye rahat olmayın. Önceden Avrupa seyahatlerimde defalarca kullandığım İş Bankası Maximum kartımı kullanamazken, arkadaşımın daha önce hiç kullanmadığı ve çok umutsuz bir şekilde kasaya uzattığı ING kartı kullanıldı. Kartlarınızın kullanılabilirliğinden emin olup alışverişinizi ona göre yapmanızda fayda var.

Alışveriş yaparken mağazaların çalışma saatlerine dikkat edin. Mağazalar bizim alışık olduğumuz gibi geç saatlere kadar açık değil. Para bozdururken, kıyafet bakarken vb. işlerinizi erkenden yapmaya bakın. 17.00 dan sonra açık bir yer bulma ihtimaliniz olmayacaktır. Cumartesi günleri yarım gün Pazar günleri ise komple kapalı oluyor. Şehirde avm’lerin dışında han gibi yerlerde çok var. Lidl, Tesco ve Dm’ de rastlayacağınız mağazalardan.

Fiyatlar birçok Avrupa ülkesine ve Türkiye’ ye göre gayet uygun, ilk önce binlerce forint’ lik etiketleri görünce ufak çaplı bir şok yaşıyorsunuz ancak sonradan 1.000 Forint’ in 13 Tl yaptığına alışınca fiyatlar makul geliyor. Bir klasik tabi ki bira sudan ucuz.

Güvenlik konusunda belki de dünyanın en güvenli yerlerinden biri olan Miskolc dünyada suç oranının en az olduğu şehirlerden birisi gece ve gündüz sokaklarda rahatlıkla dolaşabilirsiniz.

Telefon ve internet neredeyse gittiğimiz her yerde vardı. Kafelerin camlarında free wi-fi yazısını tercih etmeniz sizin için artı olacaktır ve neredeyse bütün kafelerde bu işareti görebilirsiniz. Onun dışında bizim katılmış olduğumuz Avrupa Şampiyonasındaki organizasyonlarda kullanılan bütün otobüslerde, otelde ve spor salonlarında ücretsiz internet vardı. Ben 10 gün boyunca sadece 4 gün kullanmış olduğum hattın yurt dışı tarifesini kullandım. Bu bize özel bir durum muydu bilmem ama bizim için iyi oldu.

Şehir içi ulaşım genelde otobüsler ile sağlanıyor. Şehir içerisinde otobüs ve taksi dışında merkezde bir tramvay hattı da bulunuyor. Taksiler çok pahalı değil ama yine de iktisatlı davranmak isterseniz tercihinizi otobüs veya tramvaydan yana kullanmanızda fayda var.

GEZİP GÖRÜLECEKLER

Miskolc deniz, güneş, kum tatillerinin dışında farklı bir tatil denemek isteyenlere önereceğimiz bir yer. Klasik Avrupa şehirleri misali büyük caddeler, bisiklet ve yaya yolları, parkları ve koşu parkurları ile herkesi kendine hayran bırakacak bir şehir. Benim gibi parklarda ve yollarda koşmayı seven biriyseniz şayet çok keyif alacaksınız. Şehir öylesine yeşil ki öğlen saatinde bile çoğunlukla ağaçların gölgesinde koşacaksınız.

En sevdiğim koşu parkuru, devamında tren raylarına çıkıyorsunuz.

Avrupa’ da eşsiz olan ve mağara küveti olarak bilinen ‘Cave Bath’ Miskolc’ un en popüler yerlerinden biridir. Şehirde ki diğer iki hamam da AB fonları ile yenilenmiştir. Burası bizim hamam veya termal spa olarak adlandıracağımız yerler.

Cave Bath şehre gelen gezginler tarafından tercih edilen farklı bir alternatif…

Mikolc hayvanat bahçesi ve kültür parkı (Miskolc Zoo and Culture Park) kentin odunsu bir alanında kurulmuş olup, beş kıtada 120’ den fazla türün yaklaşık 700 örneğini içinde barındırmaktadır.

Şehirde ki önemli turistik mekanlardan biri olan Lillafured’ a ülkenin en uzun ve doğal demiryolu hatlarından biriyle ulaşabilirsiniz. Lillafured teraslı bahçeleri ve Szinva deresi ile muhteşem bir yer. Burada İstanbul- Belgrad’ da ki Macera Park’a benzeyen bir macera parkı da (Sport and Adventure Park) bulunuyor. Macera seviyorsanız burayı da deneyebilirsiniz.

Szinva deresi…

Miskolc ulusal tiyatrosunun tarihi, tiyatronun kent kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunun tipik bir örneğidir. Burası 1823 yılında inşa edilmiş ve günümüzde Macaristan topraklarında taştan yapılmış tiyatroların en eskisidir. Orjinali 1843’ de yakılmış ancak 1857’ de vatandaşların bağışıyla tekrar kurulmuştur. 1996’ da ise yeniden inşa edildikten sonra artık farklı performansları sergiliyor. Kişisel zevkinize göre Miskolc Galeri sergileri, Herman Otto müzesi, Pannon deniz müzesi de Miskolc’ de görmeniz gereken yerler arasında yer alabilir.

Ayrıca Miskolc’ da her yıl çeşitli festivallerde düzenlemektedir. Şehir Cinefest uluslararası Film Festivali, Bira Festivali, Gastronomi Festivali, Orta Avrupa da düzenlenen Bartok Plus Opera Festivaline ev sahipliği yapıyor.

Etkinliklerin yoğun olduğu meydan…

Castle of Diosgyori gezginlerin yoğun olarak uğradıkları Miskolc Kalesi. Şehirde tarihi kiliseleri de ( The Minorite Church, Old Wooden Church, Avas Church, Greek Ortadoks Church) ziyaret edebilirsiniz.

The Minorite Church şehir merkezinde bulunuyor.

Şehir eski şarap kültürü ile de tanınıyor

Şehir eski şarap kültürü ile de tanınıyor. Miskolc£ da benzersiz 900 tane şık şarap mahzeni bulunmaktadır. Bu mahzenlere gezginler için özel turlar düzenlenmektedir. Tercihinize göre bu turlara katılıp şarapların tadına bakabilirsiniz.

The Minorite Church’un önündeki meydan…
Paylaş
Önceki İçerikHasan Erdem: TÜRSAB turizmin lokomotifi durumunda
Sonraki İçerikOnline turizm portalı Paravion, Bavul.com’u kapatma kararı aldı!

Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümünü bitirdi. Halen Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde Spor Yönetim Bilimleri programında yüksek lisansına devam etmektedir. Çeşitli sektörel dergilerde çalıştıktan sonra online turizm haberciliği alanında çalışmaya başladı. Şu anda aynı zamanda özel bir eğitim kurumunda Sportif Faaliyetler Sorumlusu olarak görev yapıyor. Şimdiye kadar Türkiye’de ve Avrupa’da gezdiği her şehirde hissettiklerini seyahat defterlerine kimi zaman not etmiş kimi zamanda sayfa sayfa yazmıştır ve şimdi o notları düzenleme, eski defterleri açma zamanı geldiğini anlamıştır.