Turizmde `2018 Dijital Markalaşma Trendleri` neler olacak?

Son Güncelleme Tarihi

Öncelikle bir konuyu netleştirmek gerek. Bundan birkaç yıl önce yazmayı bıraktığım kişisel blogumda, “Dijital reklam diye bir şey yoktur, çünkü geleneksel kanallar birkaç yıla dijitalleşecek. Ben dijital reklamcı değil, reklamcıyım” diyordum. O birkaç yıl içinde, geleneksel kanalların medya planlamacı ve satın almacılarının “dijital de yapıyoruz biz” (yapamıyorlardı, şimdiyi bilmiyorum) demelerine de şahit olduk, TV kanallarının gülüp geçtikleri YouTube’u örnek alıp dijitalleşme sürecine de tanıklık ettik.

Turizm de tekstil gibi “ama adam görecek, öyle dijital olmaz” diyen sektörlerden biriydi. Koca holdingler tekstil siteleri açıyorsa halen, turizmde de dijital dersini henüz almayanlar; bilin ki yakında süreci başlatacaktır. Henüz sadece Facebook, Twitter ve Instagram hesabı olan turizm markalarını bir kenarda tutarak, bu işlerde biraz yol almış markalar için 2018 dijital dünya trendlerini paylaşıyorum.

360 Derece Videolar

360 derece videolar 2015’te hayatımıza girdi ancak Türk turizminde henüz yayılmış sayılmaz. Mekanların, otellerin, destinasyonların tanıtılmasında bu videoların değeri oldukça büyük. Videolar, görme ve duyma duyularına hitap ettiği için; bir yerin anlatılmasından, fotoğraflarının gösterilmesinden çok daha etkili oluyor. Sanal bir gezi sunmanız, dünyanın herhangi bir yerindeki kişi için etkileyici bir reklam içeriği.

Kullanıcı Deneyimi

Birçok site, booking odaklı kuruluyor ve çok fazla içerik paylaşarak ikna edici olacağına inanıyor. Tabii ki amacınız booking yaptırmak. Ancak siteyi bu amacın üzerine inşa etmenize gerek yok. Siz şık ve basit bir tasarımla, en can alıcı bilgiyi paylaşın; booking doğal bir tepki olarak devamında gelecektir. Farkındaysanız bahsettiklerim bir şehir, bir otel ya da bir mekan için geçerli bilgiler.

Yemeğini Instagram’da Paylaşanlar: Yiyecek Turizmi

Nerede okuduğumu hatırlamıyorum ancak akademik bir makale olduğuna eminim. Buna göre, tüm jenerasyonlarda benzer bir eğilim yakalamışlar. İnsanlar eskiden mala mülke para yatırmak için, yediğinden içtiğinden kesiyormuş. Ancak belki dünyanın da değişmesi sebebiyle, sosyal deneyimler, bir şeyler satın almanın önüne geçmiş durumda. Tabii bunu belki bizim gibi ülkeler için söylemek zor. Ancak hedefimiz de, gelişmiş ülkelerin vatandaşlarının ülkemize, şehirlerimize, otellerimize gelmesi, değil mi?

Yiyecek önemli hale geldi derken, bunu da deneyime katmaktan bahsediyorum. İstanbul’u tanıtırken yemeklerinden bahsetmek, bir oteli tanıtırken muhteşem Anadolu mutfağı hazırladıklarını anlatmak… Yoksa restoran önerisi yapmak zaten başka bir iştir. Ayrı bir yazılımdır.

Hazır Instagram Demişken…

Geçen hafta Instagram, “hashtag takip etme” özelliğini tanıttı. Instagram’da bir hesabınız olmalı evet, ancak ilgili etiketleri takip etmeyi ve insanlarla iletişime geçmeyi ihmal etmemelisiniz.

Facebook ve Twitter biraz yaş aldı artık. Daha hızlı, daha interaktif Instagram’da görsel ve videolarınızla ve de en önemlisi markanızı ayrıştıran tarzınızla, yazı üslubunuzla yer almalısınız.

Yakınlarda Olun

Umulmadık saatlerde bile potansiyel kişilerle sosyal medyada iletişime geçtiğinizi düşünün. İsmini paylaşamayacağım, yakın bir dostumun marka danışmanlığını yapıyorum. Gecenin 3’ünde sosyal medyacımız insanlarla iletişime geçiyor. Genelde tepki “aaa siz uyumadınız mı?” oluyor, hoşlarına gittiğini hissediyorsunuz. Bu çok önemli bir şey.

Reklam Verin

Farkındasınızdır kesin, yine de bilgi bende kalmasın. Sosyal medyada bir yer edinmeye kararlıysanız, reklam bütçesi ayırmak zorundasınız. Siz ne kadar güzel içerikler paylaşırsanız paylaşın, maalesef yapıları gereği reklam vermezseniz paylaşımlarınızın yayılması sosyal medya kanallarında çok güçleşiyor.

O Anda da Yanında Olun

Son olarak, hedef kitleniz hedeflediğiniz yere geldiğinde görev tamamlandı diye düşünmeyin ve onunla etkileşimde kalmaya devam edin. Başkalarına sizden bahsedeceği için ya da kendisi tekrar geleceği için…

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere…