Turizm basınının duayen isminden EMITT serüveni

Yıllarını turizm gazeteciliğine vermiş Fehmi Köfteoğlu, turizm basını ve EMITT Fuarını anlattı.

Röportaj: Yaşar Çelik / Yayına Hazırlayan: Cem Bişkin

Turizm gazeteciliği denilince; akla gelen ilk isim, yıllarını turizm gazeteciliğine vermiş Fehmi Köfteoğlu’yla EMITT 2019 Fuarı kapsamında, fuarın tarihçesi ve turizm basınının mevcut konumu hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik. 

Turizm gazeteciliğinin duayen ismi Fehmi Köfteoğlu ile EMITT Fuarı’nın tarihçesiyle başlayan söyleşimiz, günümüzde turizm basının içinde bulunduğu durum ve mevcut konumuyla son buldu. EMITT Fuarı’nın 23 yıllık serüvenine ilişkin anekdotlar paylaşan Köfteoğlu, 23 yıl önce 2 bin 500 metrekarelik alanda yapılmaya başlanan fuarın nasıl dünyanın dördüncü büyük fuarı haline geldiğini anlattı.

Sizleri, Fehmi Köfteoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi ile baş başa bırakıyoruz.İşte Fehmi Köfteoğlu ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi:

2 BİN 500 METREKAREDEN DÜNYA DÖRDÜNCÜLÜĞÜNE…

EMITT Fuarı’na kaç yıldır katılıyorsunuz?

EMITT Fuarı’nı düzenlendiği ilk yıldan beri takip ettim ve katılım gösterdim. Hatta fuarın ilk adı EMITT değil, “Voyager” idi. Fuar, üçüncü yılında EMITT adını aldı. O yıllarda fuar, Taksim’de şimdiki TRT Tepebaşı Binası’nın olduğu yerde düzenleniyordu. TRT Binası’nda düzenlenen bu fuar, yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alanda yani toplamı neredeyse buradaki bir firmanın stand alanı kadardı.

O günlerde, EMITT’in böyle bir konuma geleceğini birine söyleseniz; çok inandırıcı gelmezdi. Ama Türkiye’nin ve sektörün konumu itibariyle, bu fuarın böyle bir trendi olduğunu o gün biz ön görmüştük. EMITT şimdi dünyanın en büyük dördüncü turizm fuarı haline geldi.

“EMITT FUARI BÖLGELERİN TANITIMI İÇİN ÖNEMLİ BİR BİLİNÇ OLUŞTURDU”

Son yıllarda EMITT’e ilişkin dikkatimi çeken şey şu: Anadolu’da turizm kültürü, hem işletme bazında hem de bölge bazında gelişip, yerleşiyor. Belediyeler, buraya katılarak turizm ve bölgelerinin tanıtımı adına çok şey öğrendiler. Bu fuara ilk katılan belediyeler rica minnetle çağrılırdı. Şimdi bakıyorum, fuara yönelik broşür hazırlayanlar, standının tasarımını buraya özel olarak yapanlar var. Bu bir gelişmedir. Bunları yaparken de sonuç aldığını görüyor ki bunu yapıyor.

EMITT Fuarı, yerel yönetimlerin turizm için bir şeyler yapmaları gerektiğine dikkat çekmesi bakımından önemli rol oynadı. Burası destinasyonların tanıtımı için en iyi platform haline geldi. Bu fuarın böyle güzel bir tarafı var.

“OTEL VE ACENTELER İÇİN AYNI ŞEYİ SÖYLEYEMEM”

Peki, EMITT Fuarı’nı acenteler ve oteller açısından değerlendirecek olursak…

Trend değişiyor. Yani 15 – 20 yıl önce, 5 yıl önce talep ve profil farklıydı. Bugün farklı… Dünyanın en büyük turizm fuarı ITB Berlin… ITB’nin açılımı nedir? International Tourismus Börse… Borsa, ITB Berlin bir borsa işlevi görüyordu. İnsanlar, “aldım”, “sattım” diyordu. Şimdi öyle bir şey var mı? İnsanlar, artık bayrak gösteriyor. Hatta sadece bayrak gösterme olduğu için birçok kişi artık katılmıyor bile. Neden? O işlevi başka yerde yapıyor.

Bu fuar, yerel yönetimler için çok iyi bir platform oldu. Oteller ve acenteler içinse aynı şeyi söyleyemem. Çünkü otellerin ve acentelerin ulaşmak istediği kitlelere yönelik farklı kanallar, farklı alanlar açıldı.

Farklı enstrümanlar gelişti. Eskiden tek enstrüman fuardı. Şimdi B2B denilen bir şey söz konusu… İki taraf bir araya gelip, masada oturuyor. “Ne alırız? Ne veririz? Ne satarsın?” bunları ele alıyorlar.

Şimdi bunu daha önce fuarlarda yapıyorlardı. Ama şimdi o işi yapmak isteyenler de bu işi kendilerine göre yeni, sonuç alacakları mecralarda yapıyorlar. Nitekim bu fuar içerisinde de üç yıldır B2B görüşmeler düzenleniyor.

Sema ve Fehmi Köfteoğlu, Özlem Kapar Bayburs.

“OTEL VE ACENTELERE YÖNELİK UYGUN BİR PLATFORM OLUŞTURMAK LAZIM”

Dünyada turizm nereye gidiyor? Profilde ne değişti? Karşı taraf, tur operatörü, havayolu firması, otelci, yatırımcı, işletmeci birbirinden neler bekliyor? Hangi platformda bunu konuşabilir? Acente ve otellerin konuya böyle bakması gerekiyor.

Gerçekçi olmak lazım bu platformda yatırımcının, acentenin ve otelcinin fazla yapacağı bir şey yok. O zaman ona uygun bir platform yaratmak lazım.

“TÜRSAB’IN EMITT FUARI’NA KATILMAMASI AYIP”

Bu yıl TÜRSAB, 18 yıl aradan sonra fuara katıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

TÜRSAB’ın böyle bir platformda yer almaması ayıptı… Neden? Kişilerle ilgili değil, kurumsal bakmak gerekir.

TÜRSAB, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği ise adı… Eğer EMITT, dünyanın dördüncü büyük turizm fuarı haline gelmişse ve “Türkiye’nin seyahat acenteliği alanında tek yasal kamu kurumu niteliğindeyim” diyen bir kurul EMITT’e katılmıyorum diyorsa bu, onun ayıbıdır.

Ben, hem “sektörün tek temsilcisiyim” diyorsun; hem de Türkiye’nin dünya çapında dördüncü düzeye gelmiş fuarına katılım göstermiyorsun. TÜRSAB’ın katılması doğru, katılmaması yanlış… Bu şahsi bir şey değil kurumsal bir mesele…

“YARAMI DEŞMEYİN!”

Türkiye’deki turizm basınının sektöre yönelik bakış açısı, önemi ve sorunları sizce nelerdir?

Yaramı deşmeyin! Bu yaraya neden olan iki etken var. Bunun bir tanesi turizm basının kendisi… Turizm basını, adına, misyonuna ve vizyonuna uygun durumda değil. Öbür tarafta ise sektörün kendisi yer alıyor. Sektörün, turizm basınına sahip çıkması gerekiyor. Bunu, turizm basının hareket alanını, bağımsızlığını, objektifliğini kısıtlayacak, koşulsuz destek anlamında söylemiyorum.

“TURİZM BASINININ, SEKTÖR İÇİN AYNA VAZİFESİ GÖRMESİ GEREKİYOR”

Turizm basınının, sektör için ayna vazifesi görmesi gerekiyor. Ne eksik ne fazla, eğrisiyle doğrusuyla sektörün mevcut durumunu kamuoyuyla paylaşması gerekiyor. Ülke turizminin daha da ileriye taşınması için bilgi akışı sağlaması, ortak bir kanı oluşturması gerekiyor.

Mevcut koşullarda günü kurtarmak, sadece destek sağlamak amacıyla objektif olmayan, tek taraflı, turizm sektörüne gerçekten katkı sağlamayacak, yanıltıcı bir yayın politikası izleniyor. Bu, benim için acı verici bir durum.