TÜROB: “Turizmdeki en büyük tehlike personel kaybı”

Son Güncelleme Tarihi

TÜROB Yönetimi ve TUYED üyelerinin buluşmasında sektöre projeksiyon tutuldu. Reina saldırısıyla yeşermeye başlayan umutlarının söndüğünü ifade eden turizmciler, birçok otelin kapanma noktasına geldiğini, sektördeki krizin iyi yönetilemediğini kaydetti. 

Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği (TUYED), “TUYED-Sektör Buluşmaları” adı altında hayata geçirdiği etkinliklerden ilkini Türkiye Otelciler Birliği Yönetimi (TÜROB) ile gerçekleştirdi. Geçen yılın turizm performansının değerlendirildiği ve bu yıla ilişkin öngörülerin paylaşıldığı toplantı, Swissotel Bosphours’un ev sahipliğinde yapıldı. Toplantıda TUYED üyeleri gazetecilerle birlikte TÜROB Başkanı Başkan Timur Bayındır ve Yönetim Kurulu üyeleri Armin Zerunyan, Müberra Eresin, Kasım Zoto, Hediye Güral Gür, Faik Öztunç, Can Göktaş, Taner Yallagöz, Ziya Cihan ve Ayhan Hacıbektaşoğlu yer aldı.

ODA FİYATI 40 EURO’YA DÜŞTÜ

2016 yılını değerlendirerek sözlerine başlayan TÜROB Başkanı Timur Bayındır, çok zor bir yılı geride bıraktıklarını, otellerin ortalama yüzde 30 dolulukla çalıştığını ve oda gelirlerinde yüzde 40’ı aşan düşüşler yaşandığını söyledi. Oda başı fiyatlarının 40 Euro’ya kadar indiğinin altını çizen Bayındır, herşeye rağmen 2017’ye umutla girmeye çalıştıkları sırada daha yeni yılın ilk saatinde Reina’ya saldırı olduğunu hatırlatarak “Bu saldırı hem Türk halkını hem de turistleri hedef aldı” dedi. Terör bitmeden turizmde işlerin rayına girmesinin mümkün olmadığının altını çizen Bayındır, “Ülkemizde güvenlik kaygısı söz konusuyken biz tanıtım yapsak ne olur?” dedi.

2017’NİN PERFORMANSI 10 AYDA BELLİ OLUR

Reina saldırısı olmasaydı önümüzdeki 6 ayın verilerinin 2017’nin turizm performansında belirleyici olabileceğini ifade eden Bayındır, bu saldırıyla birlikte bu sürecin 6 aydan en az 10 aya çıktığını savundu. Bayındır, “2016’da yaşanan birçok terörist saldırının yaralarını sarmaya çalışıp yeniden ümitlerimizi yeşertmeye çalışıyorduk. Nitekim de kasım ayında bunun işaretlerini almaya başlamıştık. STR Global verilerine göre, kasım ayında Türkiye genelinde doluluk oranlarındaki düşüş hızı yavaşlarken, İstanbul’da düşüş durmuştu. Ancak Reina saldırısıyla herşey sil baştan hale geldi. Şahsi fikrim 2017’nin 2016’dan çok daha zor geçeceği yönünde.”

ACİL KRİZ YÖNETİMİ MASASI KURULMALI

Türkiye’nin turizmde bir kriz yönetimine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Bayındır, acilen bir kriz yönetimi planının hayata geçirilmesinin şart olduğunu söyledi. Bu plan kapsamında sektörün tüm bacaklarının bir araya gelerek topyekun çalışması gerektiğini kaydeden Timur Bayındır, “Tek tek turizmciler olarak ne yapabilirizi düşünüyoruz. Oysa ki bir Acil Kriz Yönetimi Masası olsa tek çatı altında çok daha hızlı yol alınır. Bu çatıyı oluşturabilecek tek kurum Bakanlıktır” dedi.

AYRIMCI DİLE DİKKAT

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın liderliğinde, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte ve profesyonel destek alınarak Türkiye’de yaratılmak istenen ‘güvensiz ülke’ algısını değiştirmeye yönelik pazarlama çalışmalarına başlanması önerisi getiren Timur Bayındır, “Terör kadar tehlikeli, ülkede ayrımcılık, insanların yaşamına müdahale gibi yaklaşımlar da turizme zarar verecektir. Bunun için basına da çok rol düşüyor” yorumunu yaptı.

DÜNYADA DA İŞLER YOLUNDA DEĞİL

Aslında sadece Türkiye’de değil dünya genelinde özellikle Avrupa’da da turizm sektörünün zor bir dönemden geçtiğini savunan Timur Bayındır, uluslararası turizm trafiğinde yavaşlama yaşandığına dikkat çekti. Bayındır şöyle konuştu: “Birçok ülkede hem turist sayısında hem de turizm gelirlerinde kayıplar yaşanıyor. Avrupa’da İspanya dışındaki hemen hemen diğer bütün ülkelerde düşüşler var ve önümüzdeki aylarda da düşüşlerin süreceği beklentisi hakim. Dünyanın en fazla turist çeken ülkelerinden İtalya’da bile turizm gelirlerinde son dönemde yüzde 30 düşüş yaşanıyor. Yani sadece biz değil dünya da önünü göremiyor.”

UÇAK YAKIT DESTEĞİ TÜM İLLERİ KAPSAMALI

Turizm sektörünün böylesi zor bir dönemi atlatabilmek için devlet desteğine ihtiyacı olduğunu bir kez daha vurgulayan Bayındır, bazı bölgelere verilen uçak yakıt desteğinin İstanbul’a verilmemesini eleştirdi. Bu desteğin ayırım gözetilmeksizin tüm illere verilmesi gerektiğini ifade eden Bayındır, “Her yere turist gitmiyor diyorlar, gitmeyen yerlere vermezsin olur biter. 2016’da bu teşvikle ilgili isteğimizi hükümete ilettik, tüm illere verilmesini söyledik. 2017 için de isteğimizde ısrarlı olduk. Ama bu yıl da kapsam sınırlı genişledi, sadece Ege dahil oldu. 2017’de tüm illere yine uçak yakıt desteği verilmeyecek” dedi.

TÜROB Başkan Yardımcısı Müberra Ersin de konuyla ilgili şu yorumu yaptı: “İstanbul’dan tüm Türkiye’ye uçuş var. İstanbul bir kilit nokta, Konya’ya da, Kapadokya’ya da, Trabzon’a da buradan turist gidyor. Yani bize verilecek uçak yakıt desteğinden tüm iller yararlanacaktır.”

KONGRELERİ KAZANMAK İÇİN KDV MUAFİYETİ ŞART

Kongre turizminin sıfıra yakın düzeyde olduğuna da değinen Bayındır, bu yıl için İstanbul’da yapılması planlanan hiçbir uluslararası kongrenin görünmediğini bildirdi. Aslında şirketlerin ve acentelerin İstanbul’a gelmek istediğini ama kişilerin güvenlik sorunları nedeniyle gelmek istemediğini söyleyen Bayındır, “Bu noktada yapacak bir şey yok. Kongre turizmi için verilen tekliflerde, tercih edilebilir olmak için, ülkemizin şu şartlarda ihtiyaç duyduğu en önemli farklılık, KDV muafiyeti uygulaması olarak öne çıkıyor, ancak bu yönde ülkemizde bir düzenleme bulunmuyor. Kongre turizmi için ülkemize gelmesi talep edilen dernek/şirket veya kurumların, kongre merkezi, konaklama, aracılık hizmetleri gibi kongre harcamalarının KDV’den muaf olması tercih sebebi olmaktadır. Türkiye bu yönde yaşanan daralmayı 2017-2019 dönemi için KDV muafiyeti uygulaması ile aşabilir” dedi.

EN BÜYÜK TEHLİKE PERSONEL KAYBI

Turizmdeki en büyük tehlikenin yüzde 40’lık personel kaybı olduğunu bildiren Timur Bayındır şunları ifade etti: “Ne yazık ki hepimiz personel çıkarmak zorunda kaldık. Bu sanıldığı kadar kolay bir iş değil. Personel çıkarmakla iş bitmiyor, bunun ağır bedelleri var. Maaşları, vergileri ödemekte zorlanırken çıkardığımız personelin tazminatı da devreye girdi. İşte bu yüzden sektördeki istihdam ve işletme altyapısını ayakta tutmak şart. Personel çıkarmak istemiyoruz. Bu yüzden çok acil olarak Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli konaklama işletmelerinin tahakkuk eden/edecek SGK ve muhtasar ödemelerinin faizsiz olarak ertelenmesi, ödemelerin takip eden yıldan itibaren yapılandırılması sağlanmasını istedik, ama olmadı. İsteklerimiz dile getirmeye devam edeceğiz.”

İSTANBUL’A ARTIK OTEL YAPILMASIN

“Konaklama sektörünün temsilcisi bir örgütün Başkanı olarak ben bile daha dün hiç adını bile bilmediğim 3 otel gördüm” diyerek İstanbul’daki otel enflasyonuna da vurgu yapan Timur Bayındır şöyle konuştu: “İstanbul’un belgeli 200 binin üstünde yatak kapasitesi var. 30 milyon turisti ağırlayabilecek gücümüz mevcut. 10 milyon turist geliyor diyorlar ama bu rakam gerçeği yansıtmıyor. Gerçek rakam 5-6 milyondur. Eskiden 5 milyon yabancı, 5 milyon yerli turist gelirdi. Ama artık bu rakamlar kalmadı. Şu anda İstanbul’da yatak fazlası söz konusu. Yeni otel yapılmasına izin vermeyin diye diye dilimizde tüy bitti ama dinleyen yok. Hala birçok otel yapılıyor ve yapılacak. Parası olup da turizme girmek isteyen otel açıyor. Oysa ki otel açmak yerine turizme destek verecek şekilde kültür-sanata yatırım yapılsa çok daha faydalı olacaktır. Gelen turistlerin para harcayabileceği yatırımlara ihtiyaç var.”