“Turizmde 3. Yatırım Hamlesi” zamanı!

TTYD Başkanı Oya Narin

Son Güncelleme Tarihi

TTYD Başkanı Oya Narin, turizm sektörünün 21 yy. turizm trendlerine göre yeniden yapılanma ihtiyacı içinde olduğunu vurgulayarak, “Sayın Cumhurbaşkanımızın kullandığı ifadeyle “Turizmde 3. Yatırım Hamlesi”nin zamanı gelmiştir. 21 yy’da seyahat eden kişinin değişen talebini merkeze alan bir yapılanma artık kaçınılmazdır” dedi.

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD üyeleri), turizm sektörünün yıllık değerlendirmesini yapmak, çalışmaları hakkında bilgi aktarımında bulunmak için Grand Hyatt Otel’de gerçekleşen geleneksel yemekte bir araya geldi. Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ve Alman Turizm Endüstrisi Birliği Başkanı Michael Frenzel‘in ana konuşmacı olarak katıldığı toplantıya TTYD Başkanı Oya Narin ev sahipliği yaptı.

Oya Narin’in gecedeki konuşmasından satır başları şöyle:

“Bugün TTYD, altını çizerek söyleyeyim, otellerden havaalanlarına, golf alanlarından tur operatörlerine, acentlerden marinalara ve hava taşımacılığına kadar turizmin tüm bileşenlerini içine alan 200’e yakın büyük ölçekli üyesi, 150.000’in üzerinde yüksek nitelikli yatak, kapasitesi, 15.000 teknelik marina kapasitesi ve burada sayamayacağım diğer yüksek ölçekli yatırımlarla ülke turizminde ve ekonomisinde hatırı sayılır bir büyüklüğü temsil etmektedir. Görevimizi, hem TTYD’yi hem de ülke turizmini ve yatırımcılarımızı daha büyük ölçeklere götürmek olarak görüyoruz.

NORMAL ŞARTLARDA 40 MİLYAR DOLAR TRUİZM GELİRİMİZ OLMALIYDI

Çok açık görülüyor ki, 2017 yılında, gerek alınan tedbirler gerekse siyasi dinamiklerde oluşan kısmi normalleşmeler turizm verilerinde bir düzelmeye yol açmıştır. Ama verilere dikkatli bakalım; 2017 yılını büyük ihtimal ile 32,4 milyon yabancı ziyaretçi ile kapatıyor olmamıza rağmen kişi başına gelir seviyesinde henüz arzu ettiğimiz düzeye ulaşamadık. 2015 yılı sonundan başlayan daralmayı referans alırsak ve basit bir trend analizi yaparsak bugün normal şartlar altında rahatlıkla 40 milyar dolara ulaşabilecek bir turizm gelir hesaplıyoruz. Bu umut verici bir durum… Demek ki bu trendi yakalarsak ki, bu doğru politika çerçevesi ile mümkündür, gerek ekonomik büyüme, gerek cari işlemeler sorunu ve gerekse işsizlik sorununda sektör ekonomik dinamizme olağanüstü bir katkı sağlayacaktır… Bu boyutu, yani turizm sektörünün makro dengeler üzerindeki belirgin etkisini, özellikle dikkatinize getirmek istedim. 2009 yılında 64 milyar dolar cari açık veren İspanya ekonomisi 2017 yılını 26.4 milyar dolar cari fazla ile kapattıysa, bu durum büyük ölçüde aynı dönemde 52 milyondan 82 milyona çıkan turist sayısıyla ilgilidir.

Bu noktada Türkiye için stratejik öneme sahip bu kritik sektörün, tam anlamıyla toparlanması ve Türkiye kalkınmasındaki sorumluluğunu yeniden sağlıklı olarak üstlenebilmesi için atılması gerektiğine inandığımız adımlar var.

Yaşanan dışsal şoklar, daralma ve bu daralma ile mücadele politikaları, aslında, sektörümüz ile ilgili bir dizi önemli yapısal sorunu çok daha net olarak önümüze koymuş durumda… Önümüzdeki resim, Türkiye turizminin mevcut yapı ve iş modelinin sınırlarına gelmiş olduğunu gösteriyor.

TURİZM YENİDEN YAPILANMALI

Turizm sektörümüz 21 yy. turizm trendlerine göre yeniden yapılanma ihtiyacı içindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın kullandığı ifadeyle “Turizmde 3. Yatırım Hamlesi”nin zamanı gelmiştir. 21 YY’da seyahat eden kişinin değişen talebini merkeze alan bir yapılanma artık kaçınılmazdır. TTYD olarak bu atılım ihtiyacını “Turizmde Dönüşüm” olarak adlandırıyoruz ve bu yönde tüm sektör paydaşları ile iş birliği içinde bir çalışma gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Ülke sathında 12 aya yayılan; markalaşmayı, çeşitliliği ve destinasyon bazlı yönetimi öngören bu dönüşüm, turizmin fiziksel alt yapısının dönüştürülmesini ve artık çok geride kalmış olan turizmin temel yasalarının da tümüyle gözden geçirilmesini, imar planlarında 60-70-80 milyon turisti bize kazandıracak değişikliklerin, tesislerimizi ve destinasyonlarımızı uluslararası rekabet ve konfor düzeylerine getirecek yatırımların yapılmasını, turizmin imalat sanayiinden ayrı tutulmadan ihracatçı kimliğine uygun muamele görmesini, yönetim sistemimizin baştan aşağı yeninden ele alınmasını gerektiriyor. Bu yönde görüş ve politika üretmek sorumluluğu elbette biz turizm sektörü aktörlerinindir; 2018 yılı içinde, ülke örneklerinin de aynı çerçevede incelendiği bir çalışma taslağını tamamlamayı ve hükümetimizle paylaşmayı hedefliyoruz.

YATIRIMCININ ELİ RAHATLAMALI

Turizmimizin ve ulusal ekonomimizin küresel ölçekte rekabet liginde üst sıralara tırmanması için üzerinde durmamız gereken tüm konular 2018 yılında TTYD olarak çalışma programımızda yer alacaktır. 2023 hedeflerini yakalamak için, ülkemizi daima ileriye taşıyacak hedefler için kararlılıkla çalışmaya, üretmeye devam edeceğiz. Bunun için tek isteğimiz ve beklentimiz yatırımcının elini rahatlatan yatırım ortamını güçlendirmektir.

Zira biz Cumhuriyet değerlerini her zaman kendisine rehber edinmiş, değişimi, yenilikçiliği, üretkenliği merkeze almış Türk Turizmcileri olarak ileriye umutla bakıyoruz.

Biz sektörümüzde dönüşüm istiyoruz, bu ülkedeki yatırımcılar için, yabancı yatırımcılar, Alman yatırımcılar, Çinli yatırımcılar için. Bu ülkede gelecek var, Türkiye turizminde büyük imkanlar var ve biz kendimizi yenilersek, turizmin yatırım ortamını da geliştirirsek bizi büyük başarılar bekliyor.”

Türkiye’den Almanya pazarına muhteşem geri dönüş