Recai Çakır`ın Sianji markası ve Bodrum turizmi için hedefleri büyük

Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır

Sağlık sektöründe 10, işletmede 30’uncu yılını kutlayan Sianji Group, Türkiye turizmine getirdiği yenilikleriyle beraber daha da güçlenirken aynı büyümeyi Bodrum turizmi içinde gerçekleştirmeyi hedefliyor.

2015 yılından itibaren hem Türkiye’nin hem de turizm sektörünün büyük badireler atlattığını genel hatlarıyla günümüze kadar değerlendiren Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, sektöre kilometre taşı olabilecek bir dizi öneri paylaştı. Özellikle Sianji markasıyla birlikte geçmişten günümüze kadar turizm sektöründe ilklerin öncülüğünü yaptıklarını dile getiren Çakır, Wellbeing Resortçuluktan ‘Her şey dahil’ sisteme, ‘butik otel + rezidans’ projesinden renovasyona kadar anlattığı birçok önerisinin Türkiye turizmini 12 aya yayabilecek düşünceler olduğunu vurguladı.

Bodrum’daki otelleri Sianji Well-Being Resort’ta bir araya geldiğimiz Recai Çakır’a yönelttiğimiz şu sorular ile turizm gündemini enine boyuna ele aldık.

  • ‘Turizm sektörüne ilk adımınız nasıl oldu?,
  • Bugüne kadar hangi projeleri gerçekleştirdiniz?,
  • Türkiye turizminin yaşadığı olumsuz olayların ardından bugün geldiğimiz durum nedir?,
  • Türkiye turizmini 12 aya yayabilmek için neler yapılmalı?,
  • Turist sayısı ve turizm gelirlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Önümüzdeki dönemlerde hayata geçirmeyi planladığınız projeleriniz neler?
  • Bodrum turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz ve kalkınması için daha neler yapılabilir?’
Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır

ŞOFÖRLÜKTEN TURİZMİN KALBİNE…

Kilis’li bir şoförün oğlu olan ve iş hayatına da baba mesleği ile başlayan Recai Çakır, sarraflık, inşaat ve tekstil sektörlerinin ardından şimdi de turizmde Sianji Group ile adını sıkça duyuran başarılı bir iş adamı!

Üniversite yıllarında baba mesleği ile iş dünyasına atılan Recai Çakır, 1980 yılında bir sarrafın yanına girerek hem girişimcilik serüvenini hem de Sianji Group’un ortaya çıkış sürecinin başlangıcına adım atıyor.

1981’de sarraflığı Kapalıçarşı’da icra etmek için kardeşiyle beraber İstanbul’a gelen Recai Çakır, hikayenin devamını bize şöyle anlatıyor:

Tekstil olmadı, rota tekrar turizm!

“Sarraflık tamamen güvene dayanan bir iş. 1985’e kadar Kapalıçarşı’da sarraflık yaptık. Bu yıllarda dönemin Başbakanı Turgut Özal, Türkiye’de turizm yatırımlarını canlandırmak için teşvik programları başlatmıştı. Biz de bu imkandan yararlanarak ilk turizm yatırımımız olan Kadıkale Resort için harekete geçtik. 1986’da Bodrum’da bir arazi satın aldık. Teşviklerden yararlanarak burada birinci sınıf bir tatil köyü yaptık. Kadıkale Resort’u önce Fransızlarla 5 yıl çalıştırdıktan sonra kendimiz işletmeye başladık. Tabi bu dönemde bir diğer yükselen sektör ise tekstildi. 1992’de Çankırı Organize Sanayi Bölgesi’nde trikotaj fabrikası kurarak sanayici olduk. Ancak bu durum o dönemlerde yaşanan ekonomik krizler sebebiyle uzun sürmedi.

Böylece rotamızı yeniden inşaata ve turizme çevirdik. Bodrum’da aldığımız başka bir araziye bir ‘butik otel + rezidans’ projesi yapmak için 2007 Mayıs’ında temel attık. Ancak arazinin sahip olduğu engebeli yapısı, bizi projenin nasıl olması gerektiği hakkında çok düşündürdü. Teraslı bir projenin uygun olacağına karar verdiğimizde aklımıza ‘Babil’in Asma Bahçeleri’ geldi. Böylece Bodrum’da 2009 yılında Gardens of Babylon Otelimizi açmış olduk.

Sianji Babil’in Asma Bahçeleri / Sianji Well-Being Resort

Yeni bir işletme anlayışı ‘Sianji’ doğdu

Daha sonrasında isim değişikliğine giderek tüm şirket unsurlarımızı işletme tecrübemizi  sağlık turizmi ve lüks segmentteki hizmet anlayışıyla birleştirip yeni bir işletme anlayışı olan Sianji olarak devam etme kararı aldık.

Sianji markasıyla 12 ay sürecek bir turizm yapmayı hedefliyoruz. Sat-yap-işlet modeli zor bir model. Şu anda turizmi 12 aya çıkarttık diyemeyiz. Ancak 8 ay para kazanır bir hale getirdik bu da büyük bir başarı. Bize gelen yatırımcının projesine Sianji markasını vererek A’dan Z’ye inşaat nasıl yapılır?, nasıl kurgulanır? gibi sorularla arazinin yerine göre projeler geliştireceğiz. Ana konumuz Türkiye’nin ihtiyacı, Avrupa’nın da ilgisi olan Wellbeing Resort Oteller. Bu otellerin olması için göl, deniz, orman vb. yerleri içinde barındıran yürüyüş parkurlarına sahip olması, rutubetin olmadığı, 12 ay boyunca turizm yapılabilir özelliği bünyesinde barındırması, havalimanlarına olan yakınlığı ile ulaşımın kolay olması gerekiyor.

Sianji ile güçlü bir büyüme trendi

Sianji markamız artık turizm sektöründe oturan bir marka oldu. Sağlıkta 10, işletmede 30’uncu yılımızı kutluyoruz. Konsept projelere ve Wellbeing Resort Projelerine, yatırımcılarına yön vererek işletme yapılışından işletilmesine kadar hizmet verebileceğimiz Sianji’nin alt brentlerini oluşturmaya başladık. Sianji Suit and Villa, Sianji Sit and Go gibi markalar üretmeye başladık. Güçlü bir büyüme trendi içerisindeyiz. Hayata geçmemiş projelerimiz içinde çalışmalarımız var.”

2015 YILINDAN GÜNÜMÜZE TURİZM DEĞERLENDİRMESİ

Geçtiğimiz üç senede turizm sektörünün ve Türkiye’nin ciddi anlamda ekonomik ve siyasi açıdan çok kötü olaylar yaşadığını kaydeden Çakır, o dönemin ortamını ve bugünün durumunu ise şöyle değerlendiriyor:

“Ucuz pazarlanan ülkemiz daha da ucuza pazarlandı”

“Birçok bombalı saldırı, terör, Rusya ile uçak krizi gibi yıkıcı gücü oldukça fazla olan olayları peşi sıra yaşayan Türkiye Cumhuriyeti, tarihinde turizm anlamında ‘kara bir yıl’ atlattı. 30 senelik işletme hayatımda Körfez ve Suriye Savaşları, terör saldırıları, ekonomik krizler, deprem gibi onlarca kötü olay gördüm. Ancak şimdiye kadar böyle bir etkileşim görmemiştim. Türk turizmi bir anda 10 basamak geriye düştü. Ucuz pazarlanan ülkemiz bununla birlikte daha da ucuza pazarlanmaya başlandı. 900 civarlarında olan kişi başı gelirler 600 dolarlara kadar düştü. Yani bu gelirlerde yüzde 50 turist sayısında yüzde 30’luk bir düşüşün anlamına geliyordu. 2017’de ise bu sefer siyasi istikrarsızlıklar yaşandı. Avrupa ile olan siyasi çekişmeler Avrupalı turist sayısını çok etkiledi. 2017 Ruslarla arayı düzelttiğimiz ancak Avrupalılarla bozulduğumuz bir yıl oldu. Bunun sonucunda Ruslardan sonra Arap, Gürcü, İran pazarının etkisini hissetmeye başladık. Kongreler iptal edildi. İstanbul turizmi bundan büyük bir darbe aldı. Kruvaziyer sektöründe yaşanan liman sıkıntısı turizm alanını yüzde 90 yok etti. Tüm bu olumsuzluklara rağmen yine de turizm sektörü yüzde 15’lik bir ivme kaydetti.

Her şerde bir hayır vardır!

2018 ile birlikte Haziran sonu itibariyle bazı yerlerde yüzde 40 bazı yerlerde de yüzde 30 büyüme oldu. Bu da 38-40 milyon turist hedefimizi yakalayacağımızı gösteriyor. Turist sayısı bakımından bu Türkiye için yeni bir rekor olabilir. Ancak gelirler bakımından aynı şeyi söylemek doğru olmaz. Turizm gelirlerindeki hedefimiz de tekrardan dünya sekizinciliğine gelebilmek olmalı. Ayrıca bu sene OHAL’inde getirmiş olduğu birtakım olumsuzluklar da oldu. Ancak OHAL’in kaldırılmasıyla beraber yavaşça eski günlerimize dönmeye başladık. Tabii bu süreç içerisinde başka ülkeleri tercih eden turistler Türkiye’nin sahip olduğu güzelliklerin, olanakların ve hizmet kalitesinin daha iyi ve daha uygun olduğunu anladılar. Bu açıdan bakıldığında bazı olumsuzluklar bazı olumlu durumlara da sebep olabiliyor. ”

BODRUM, BODRUM…

Bodrum turizmi açısından Antalya’nın Bodrum’dan daha farklı bir turizm anlayışı olduğunu ve Bodrum’un daha butik tarza bir turizm yaptığını kaydeden Çakır, Bodrum’u iklimi, doğası, mimari yapılaşması, natürel bir hava içinde modernizmi bünyesinde barındırmasıyla en ilgi çekici destinasyonlardan biri olarak tanımlayarak sözlerine şöyle devam ediyor:

“Antalya’da zincir otellerden bir veya iki tane sayarsınız. Ancak burada tüm dünya markaları hizmet veriyor. Büyük markalar gelmeye devam ettiği sürece burada üst segment insan profili ağırlamayı sürdüreceğiz.”

Geçmişten günümüze kadar Türkiye turizmini genel hatlarıyla bize anlatan Recai Çakır’ın Bodrum turizmi için ise şu önerileri var:

  • Burada biraz daha kamu-özel iş birliği artmalı.
  • ‘Her şey dahil’ sistemini 4 yıldız ve altındaki otellere bırakıp 5 yıldız ve butik otellerin oda kahvaltısı gibi özel hizmetleri sunarak para harcayacak turisti çekebilmeliyiz.
  • Turizm alanı içerisinde minimum yüzde 25’i kadar bir olanda otel, yüzde 75’i kadar bir alanda da rezidans olarak yapmak Avrupalı turisti Türkiye’ye göbekten bağlar. Yani biz ona burada bir ev aldırırsak buraya her sene gelir. Geldiğinde daha fazla para harcayacaktır. Bu yöntem aynı zamanda kış turizmine de faydalı olacaktır. Bu anlamda otel + rezidans projesininde Sianji Group olarak öncülüğünü biz yaptık. Bizden sonra arkası geldi.
  • İnsanların ömrünü uzatabilecek wellbeing resort projesini yine biz getirdik. Bu proje ile detoks, sağlıklı yaşam programları, insanların hasta olmadan önce gelip yapabileceği konseptler yarattık. Geleceğin en önemli sorunlarından olacak obezite, astım, strese bağlı oluşan hastalıklar, hareketsizlik, yanlış beslenmeye yönelik bu hizmetleri sağlarsak Türkiye turizmine 12 ay süren bir turizm özelliği kazandıracaktır.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy

MEHMET ERSOY VE TÜRKİYE TURİZMİ

Sianji Group’un projelerine dair ayrıntılı bilgiler veren Recai Çakır, Temmuz ayı başında açıklanan yeni Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un sektör için büyük bir avantaj olduğunu kaydederek şu açıklamalarda bulundu:

Yeni Bakan’a inanç yüksek

“Bahattin Yücel gibi sektör içinden gelen bir isimden sonra ikinci kez turizmi bilen birisinin bakan olması bizler için çok olumlu ve umut vaat edici bir durum. Şu anda kabına sığmayan, 3 milyon yatak kapasiteli ve bu kapasiteyi daha da yukarılara çıkarmayı hedefleyen yatırımcı potansiyelinin olduğu bir zamanda böylesine tecrübeli bir ismin güzel işler yapacağına inanıyorum. Eğer doğru zamanda doğru projeler yapılırsa şu an hedeflenen 60 milyon turist ve gelir rakamı çok daha üst seviyelere çıkacaktır. Elinizde çantayla Avrupa’yı gezerseniz, ‘OHAL’i kaldırdık biz normalleştik’ derseniz, Avrupa’yı hedefliyorsak Avrupa’nın önem verdiği şeylerin önünü açarsanız ancak o şekilde yüksek turist sayısı ve turizm geliri elde edebiliriz.

“Turizm Bakanımıza önerim…”

Bu noktada Turizm Bakanımıza önerim; 3 gün boyunca STK’lar ile bir araya gelip ‘Türkiye’yi ve turizmimizi nasıl (100 milyon turist, 100 milyar gelir elde ederek) dünyanın bir numaralı destinasyonu hale getirebiliriz?’ şekilde bir toplantı yapsa bir yığın köklü projenin çıkacağından eminim. Kısa ve orta vadeli bir yapılacaklar listesi oluşturulursa önümüzdeki 5 yıl için turizm anlamında güzel bir ivme kaydedilir. Turizm Bakanı Mehmet Ersoy burada tarihe geçmek istiyorsa; Turizm Bakanlığını, Cumhurbaşkanına baskı yapan icracı bakanlık pozisyonuna getirmesi gerekiyor. Yani yeri geldiğinde İmar ve İskan Bakanlığı’na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na etki edecek. Yeri geldiğinde Maliye Bakanlığı’na söz geçirecek. Kısacası turizm sektörünü ilgilendiren bakanlıkların üstünde bir pozisyona sahip olmalı.

  • Kış turizminde mutlaka otellerin 12 ay çalışabildiği bir formül bulunması lazım.
  • Yabancıları ev sahibi yapabilecek projeler üretilmeli.
  • Şehirlerin kültür yapılarının korunabileceği, etnik değerlere sahip olan sokaklara, binalara…vb. kimlik kazandıracak renovasyonlar yapılmalı.
  • Türkiye’de daha bulunmamış höyük ve ören yerleri el birliği ile ortaya çıkarılmalı.
  • Türkiye’nin turizm bölgelerini yeniden tespit edilip yeni turizm destinasyonları oluşturulmalı.
  • Sağlık turizmi, golf turizmi, kongre turizmi, yayla turizmi ve Şans Oyunları turizminin potansiyeli iyi kullanılmalı.

Bunlar doğru bir şekilde yapıldığında herkes kazanır. Bunlar hayal değil. Hepsi yapılabilecek projeler ve çalışmalar. Turistlerimizi ve turizm gelirlerimizi diğer ülkelere kaptırmaktansa Türkiye’nin sahip olduğu tarihi, doğayı ve coğrafi konumu iyi değerlendirmek lazım. “