Turizm Ajansı’na Türkiye Varlık Fonu benzetmesi

Kültür ve Turizm Bakanı başkanlığında 13 kişilik bir yönetim kurulu, icra kurulu ve danışma kurullarıyla Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kuruluyor. Peki, Türkiye’nin turizm olanaklarını dünyaya tanıtması beklenen bu ajansı kim denetleyecek?

Sözcü Gazetesi yazarlarından Çiğdem Toker, kaleme aldığı “Turizm Ajansı’nı kim denetleyecek” başlıklı yazısında söz konusu ajansın iç yapısını değerlendirdi.

Toker, kurulacak ajansı Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) şu anki yapısına benzetti. Şimdi kağıt üzerinde denetlenen TVF’nin Başkanı Cumhurbaşkanı ve Başkanvekilini de Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak olarak hatırlatan Toker, yazısında özellikle TVF’nin giderlerinin, nasıl harcama yapıldığının yayınlanmadığına ve iç operasyonlarının bilinmediğine vurgu yapıyor.

Ajans ile ilgili hayata geçirilecek kanunda da benzer bir modelin izleneceğinin altını önemle çizen Toker, yazısında dikkat çeken şu detayları paylaşıyor:

İGA, TAV BİNDE 2.5

“Turizm payı” ajansın hayat damarı. Misal, TAV, İGA, IC gibi özel havalimanı işletmeleri gelirlerinin binde 2.5’unu turizm payı olarak ödeyecek.
Kâr etsin, etmesin turizm şirketleri cirolarının yüzde 1’ini ajans için turizm payı olarak yatıracak.
Payların yüzde 5’i genel bütçe geliri olarak ayrılacak. Kalan ajansın banka hesabına.

HALK BİLMEYECEK

Peki denetim?

Gerekçe şöyle diyor: “Ajansın faaliyetlerinin şeffaf ve hesap verebilir olmasını sağlamak için ajansın ve Ajansın iştirak ettiği şirketlerin yıllık mali tablolarının bağımsız denetiminin, icra kurulu tarafından, bağımsız denetim firmalarının en az üçünden teklif alınmak suretiyle yaptırılması ve böylece kriterleri objektif olarak belirlenen etkin bir dış denetim yapılması öngörülmektedir”.

Kamu İhale Kanunu’na tabi olmadan bağımsız denetim firmaları davet edilecek, hizmet satın alacakmış.

Peki milyarlık gelirlerin denetim raporları yayımlanacak mı? Hayır tabii ki.
2001 krizinde bütçe dışı ve denetlenmeyen çok sayıda fon kapatılmıştı. Halkın vergilerini toplayan ve harcayan bir ajansın nasıl hesap vereceğinin yasaya daha açık yazılması şart.
Bir soru daha Kültür ve Turizm Bakanı’nın şirketi bu payı ödeyecek mi?

SETA ‘bağımsız’lığı

SETA, sitesinde kendini “bağımsız tarafsız düşünce yayın kuruluşu” diye tanıtıyordu.
Bağımsız ve tarafsız olduğu için gazeteciliğin temel karakterini oluşturan eleştirelliği suç gibi yansıtıyor. Bağımsız ve tarafsız olduğu için Türkiye’de yasal izinlerini almış biçimde faaliyet gösteren medya kuruluşlarına “uzantı” diyor. Bağımsızlık ve tarafsızlık, uluslararası medya kuruluşlarında çalışan meslektaşlarımızı “fişlemeyi” de gerekli kılıyor. Kara ironi bir yana. Gerçek “bağımsızlık ve tarafsızlık” mali kaynakların açıklanmasını gerekli kılar. Gazetecileri hedef gösteren SETA’dan mali kaynaklarını açıklamasını bekliyoruz.”