#TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya canlı yayında acentelerin sorularını yanıtladı

Son Güncelleme Tarihi

#TÜRSAB Başkanı Firuz B. Bağlıkaya canlı yayında acentelerin sorularını yanıtladı. Youtube ve Facebook üzerinden soruların yöneltildiği, bugün saat 16.00’da gerçekleşen TÜRSAB TV canlı yayınını Cemal Kızıltan yönetti.

Firuz B. Bağlıkaya’nın katıldığı canlı yayında bir saat süresince acentaların sorularını yanıtladı ve turizm gündeminin ana başlıkları olan, Turizm Ajansı Yasası, uzun süredir Meclis gündemine gelmesi beklenen 1618 sayılı kanun ve Aralık ayında yapılması öngörülen TÜRSAB başkanlık seçimi ile ilgili görüşlerini dile getirdi. Bağlıkaya ayrıca yayın süresince seçime girecek olan diğer adayların da eleştirilerine yanıt verdi.

Programın ses kaydını dinlemek için tıklayın…

İşte TURSABnet kurucusu moderatör Cemal Kızıltan’ın TÜRSAB Başkanına sorduğu sorular ve cevapları: 

Doğa tahribatlarına yol açan devlet uygulamaları konusunda ne düşünüyorsunuz? Doğanın korunması süpermarket poşetlerine indirgenebilir mi? TÜRSAB neden sahada yok?

Sürdürülebilir çevre bizim en önemli ürünümüz. Toplantılarımızda sürekli gündemde. Bizim için her turizmci çevrecidir. Çevreci değilse turizmci değildir. Belki bir basın bülteni yayımlamadık bu bir eksiklik olabilir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) arasındaki sürdürülebilir turizme yönelik bir işbirliği anlaşması imzaladık. Sürdürülebilir doğa ile ilgili bir anlaşma. Sürdürülebilir turizm ve çevre ile ilgili çalışmalara başladık. Çevre ile ilgili kurum olarak üstümüze düşeni yapıyoruz. Acentelerimiz ve yerel halkın bilinçlendirilmesi bu işbirliği anlaşması çerçevesinde olacak. Sivil toplum örgütlerinin görevi bu. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Biz buradan ekmek yiyoruz. Turizm üretildiği yerde çevresi ile birlikte tüketilen bir ürün. Somut olarak en çok bizi ilgilendiriyor. Herkesi ilgilendiriyor ancak en çok bizi ilgilendiriyor. Bizim ekmeğimizle ilgili bu.

Turizm Kalkınma Ajansı Kanunu

“Bize muhalif olarak kurulmuş derneklerle bakanlık toplantılar yaptı. İtirazımız olmadı.”

Turizm Kalkınma Ajansı Kanunu. Sektörün her kesimine vergiler salındı. Ajansla ilgili görevlendirmeler yapılırken TÜRSAB göz ardı edildi. Bakanlık-TÜRSAB arasında sorun mu var?

Sorun yok. Bir süreç yönetimi var. Acentaların menfaatini korumak dışında başkaca bir şey yapmıyoruz. Kimseyle bir husumetimiz yok. Kişisellikle bir alakası yok. Kurumsal olarak eleştirilerimizi dile getiriyoruz. Acentaların menfaatini korumak dışında başkaca bir amacımız yok. Kurumsal olarak eleştirilerimiz yapıyoruz. Kişisel olarak bir sorun yok.
1618 sayılı yasa bizim istediğimiz gibi gelmedi. Diğer paydaşlarla ilgili görüşmelere devam ediyoruz. Yasa ile ilgili herkesin görüşü alınmadı eleştirisine 40 gün süreyle üyelerimiz mail ile bize düşüncelerini ilettiler. İhtisas başkanlıklarımızın görüşlerini aldık. BTK başkanlıklarımızın da yazılı görüşlerini aldık. Bunların tamamı elimizde bakanlık bürokrasisi ile çalışmaya başladık. Kendim yalnız 25 kere toplantıya katıldım. Metni ben hazırlamadım. Bakanlık ile birlikte ortak hazırlandı. Yasanın gerektiği kadar tartışılmadığı konusuna katılmam mümkün değil. Bize muhalif olarak kurulmuş derneklerle bakanlık toplantılar yaptı. İtirazımız olmadı. Onlara da katıldık ve bu yeni oluşumların da itirazı olmadı düzenlenen yasaya. Dolayısıyla konuşulmadı görüşülmedi demek doğru değil. Bakan büyük tepkiler alacağını söylüyor ama, o zaman bakan ajans yasasından vazgeçerdi. Bakanın böyle şeylere itibar edeceğini düşünmüyorum. Bakanın inandığı şeyden vazgeçeceğini düşünmüyorum.

“Pazarlama ve satış seyahat acentalarının işi değilse kimin işi?”

“Ajans yasası bir haftada çıktı. Bizim yasamız hala bekliyor. Bakanımız sözü sektöre verdi bana vermedi. Çıkması lazım bu yasanın.”

Ajans vergisi sonuç itibarı ile turiste yansıyacak. Bir turisten bu kadar vergi almak doğru mu?

31.12.2018 tarihine kadar turizm sektörü teşvikle geldi. Aradan yedi ay geçti ve bir vergi geldi. Peki ne oldu da bu vergi geldi. Biz bu fikre karşı olmadık. Destekledik. Ülkenin tanıtımı ve imajının tek bir merkezden yapılmasının destekçisi olduk. Bu gücün birleşmesi ve bir organizasyonla tek fondan desteklenmesi yararlıdır. Tek destinasyonlu ülkelerde bunun yapılmasının faydası var. Dubai Türkiye’ye örnek değil. O tek destinasyonla. City tax’ın 4-5 yıldız kategorilerinde ayrı ayrı alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bu haliyle karşı olduğumuzu herkese anlattık. Ülkenin menfaatine aykırı olduğunu düşündüğümüz için böyle yaptık. Bakanlığın kontrolünde bir fon. Kamudan destek yok. Özel sektörden toplanıp, kamunun yönetiminde hiçbir sektör paydaşının içinde olmadığı bir oluşumu kim kabul eder ki? Pazarlama ve satış seyahat acentalarının işi değilse kimin işi? 40 milyon turist 30 milyon dolar gelir ile turizm ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Huzur ve güven oldu mu bu olur. Bizim yasamız hiç kimsenin itiraz edeceği bir yasa değil. Tüketici odaklı bir yasa. Tüketiciyi koruyan bir yasa. Her bayram onlarca olay yaşıyoruz. Haksız rekabeti, kaçak faaliyeti 72 de çıkan bir yasa ile mi idare edeceğiz? Bu yasa ile idare etmek mümkün değil. Ajans yasası bir haftada çıktı. Bizim yasamız hala bekliyor. Bakanımız sözü sektöre verdi bana vermedi. Çıkması lazım bu yasanın. Ülkeye yüz binlerce dolar gelir getiren bir organizasyonun temsilcisi olarak söylüyorum sayın bakanımızın döneminde bu yasanın çıkacak olması bizi gururlandırır. Eksiği varsa tamamlanır. Sektör örgütleri ile oturulup üzerinde tartışılır. Sayın bakanımın söylediği gibi infial yaratacağı doğru değil.

Müze biletlerine zam yapıldı acentalar mağdur.

Seyahat acentalarının bu hizmeti verdiği dönemde Bakanlık yeni ihalesini hazırlarken ihale oranını yüzde 20 ye çekti. Yüzde 20’nin mimarı seyahat acentaları birliğinin eski yönetimidir. Diğer ülkelere göre müze biletlerinin fiyatı düşük. Yeteri kadar bilgi verilmeksizin son anda zam yapılması uygun değil. Bakanlığımız zammı açıkladı birkaç ay sonrada uygulamaya başladı. Biz bununla ilgili itirazlarımızı DÖSİM’e yaptık sonucunu bekliyoruz. Uygulamanın doğru olmadığını sayın bakanıma ilettik. Bir yıl sonraki nisan ayında uyulmasını yani İhale Şartnamesine uyulmasını talep ediyoruz. Buna rağmen bu seferlik bu şekilde yapıldı. Sayın Bakanımızla sohbet ettim. İtirazlarımızı resmi olarak dile getirdik. Burada da bir süreç söz konusu.

“İç tur paketlerindeki satışlarda geçen bayrama göre azalma var”

TÜİK turist sayısı. Turizmciler şikayetçi. Nerede bu turistler?

TÜİK verileri sınır kapılarından gelen verilerle yapılıyor. Gelen turist gerçekten artıyor. Bulgaristan, Gürcistan, Yunanistan günlük girişleri bu dönemde biraz daha artmış. Bunlar geceleme yapmıyor. Alışverişini yapıp dönüyor, biz istatistiklerde bunu tespit ettik. İstatistikleri detaylı irdeliyoruz. İç tur paketlerindeki satışlarda geçen bayrama göre azalma var. Ama yurt dışı turistlerle ilgili turistlerin nerede olduğunu bilmiyorlarsak da burada olduklarını biliyoruz.

Turizm nasıl gidiyor?

Rakamdan mutluyuz. Turistin iyisi kötüsü olmaz. Zengini fakiri diye turisti kategorize etmek doğru değil. Çok daha makro tedbirler almak gerekiyor. Gelen her turist bizim için değerli. Gelen turistlerin yerel ekonomiye katkıları çok önemli. Bütün pazarlama faaliyetlerini zengin turist üzerine kurmak doğru değil. Türkiye ye ağırlıklı olarak economy class dediğimiz turist geliyor.

Otelciler fiyat artışları konusunda hesap hataları mı yaptılar? Fiyatları yüksek tutup şimdi geri çekiyorlar mı?

Konaklama birimleri fahiş fiyatlarla çıkıp geri çekiliyor bu doğru. İncoming de bu oluyor. Sezonun gidişatına göre fiyatlar geriye ileriye çekilebiliyor. Çok radikal düşüşler yaşandı. Konaklama biriminin yaşadığı finansal zorluklar nedeniyle sektör kırılganlaştı. 2016 olayları yaşanınca otelciye fiyatlarını indirme demek otelciye doğru olur mu? Öyle bir indirdiler ki bütün bölge bozuldu.

İGA’daki faaliyetlerinizi anlatır mısınız?

İstanbul havalimanı hepimizin gurur kaynağı. Taşınma sürecinde hiç aksaklık yaşanmadı, bundan bir turizmci olarak gururluyum. Ufak tefek sıkıntılar daha sonra yaşandı. Bunlar; Park yeri, müşteri bırakma, müşteri alma, seyahat acentalarının oradaki konumlanması ile ile ilgili sıkıntılar yaşandı. Orada bulunan 21 seyahat acentamızın talebi üzerine İl kültür Turizm Müdürlüğü ve İGA yetkilileri ile bir toplantı yapıp bu sorunları masaya yatırdık. TÜRSAB üyeleri için müşteri bırakma yeri ayrıldı. TÜRSAB’a işletmesi için otopark teklif ettiler ama biz kabul etmedik. TÜRSAB’ın ayrıca havalimanında ofisi var, tüm sorunlarda acentalarımız oraya başvurabilir.

THY ile Booking.com işbirliği konusu

Otel rezervasyonu milli hava yolumuzun program ortağı Booking’den yapanlar ektra mil kazanıyor. Türkiye’de yasaklı bir site ile yapılan bu anlaşmaya ne diyorsunuz?

Türkiye’de yasaklı olan bir dünya ölçeğindeki organizasyonla THY gibi dünya ölçeğinde bir organizasyonun anlaşma yapması bence işbirliği yapması bana doğal geliyor. THY’ye niye onlarla işbirliği yaptınız diyemeyiz. Sevmesek de niye yaptınız diyemeyiz. Ama takibi yasaklı olmayan yerli bir firmayla yapmasını tercih ederdik.

Doğu Ekspresi meselesi

Doğu Ekspresinde bilet sıkıntısından dolayı ek seferler kondu, fakat bu biletleri söylenti oki birkaç firmaya vermişler. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Bize de ulaşmış şikayetler var. Bir özel vagon çalışması yakında başlayacak diye biliyorum. Devlet demir yolları da memnun değil bu durumdan. Bu konuda bir monopol söz konusu olduğu iddiası var. Bu konuda demir yollarına yazdık. Haksız rekabete her zaman her yerde karşıyız. Bu konuyu da takip ediyoruz.

Eski yönetim hakkında açılan davalar ne durumda?

“Yönetimin tamamına dava açıldı”

Geçmiş yönetimin ibra edilmemesi, bunun sonrasındaki mali, idari, hukuki takipler. İbra dosyalarının bakanlıkta tutulduğu söyleniyor doğru mu bu? TÜRSAB’ın borç yönetimi ne durumda? Önceden yağmur gibi gelen hacizler nasıl durdu? 

Biz ibra ile ilgili davaları derhal açtık. Mali zorlukların olduğunun bilinen bir ortamda yönetime geldiğimiz için, bağımsız denetimler aracılığıyla denetim yaptırdık ve raporları aldık. Bu raporlar çerçevesinde ibra ile ilgili davalarımız açtık ve bu davalar devam ediyor. Biz zaten yönetime geleli 15 ay oldu. Üyelerimizin sabırsızlığını anlıyorum ama bu ibra ile ilgili bir durum. Hukukçular bununla ilgili dava açılması gerekir dediler biz de davalarımız açtık. Yönetimin tamamına dava açıldı. Ancak yönetimin bir kısmının bu şirketlerle alakası yok. Biz bunu biliyoruz. Orada imzaları da yok. Ancak yönetimde olmaları nedeniyle usulen bu davalar açıldı.

Esas önemli olan ana davamızdır bence. Takip edilmesi gereken de odur. Şirketlerdeki usulsüzlüklerle ilgilidir bu davada. Savcılığa elimizdeki inceleme raporlarıyla dava açılması yönünde talepte bulunduk. Üçüncü dava ise maliye incelemesidir. Maliye müfettişleri şirketleri inceledi, bu şirketler şuan faaliyette değil. Maliye müfettişleri ile bağımsız denetçilerin raporları örtüştüğünden yakında maliyede eski yönetime dava açacaktır.

Borç yönetimi konusuna gelince. Hacizler durdu mu?

Borçlar içinde bizim için en önemli olanları şahıs borçlarıdır. Bunlar bizim acentalarımızdan alınan paralar. İlk başta biz bu paraları ödeme yoluna gittik. 18.5 milyon Türk lirası borç ödedik. 70 milyon TL daha şahıs borcu var. Bunun 30 milyonu DÖSİM, 10 milyonuda UKTAŞ’a olmak üzere 40 milyon kamu borcu var.  30 milyon kalan şahıs borcumuz var. Bunların toplamı 90 milyon TL idi. Borçları yapılandırdık ödüyoruz.

TÜRSAB’ın gelir kaynağı ne? 

TÜRSAB geliri üye aidatları yapılandırma yolu ile yapılan tahsilatlar var. İcra gönderme durumları yapmıyoruz üyelerimize. Bankalara 400 milyon TL civarında borcumuz var. Bankalarla pazarlıklarımız başladı. Faizleri sildirip ana paradan düşüş ile 10 yıl vadeli yapma konusunda görüşüyoruz. Bunların dışında 120 milyon TL civarında çek ödemeleri var. Onlarla da ilgileniyoruz. Bu arada işimizi yapmaya çalışıyoruz.

Yeni üye girişleri ne durum da?

Geçen dönemlerde yılda 1200-1300 civarında üye girişi oluyordu, biz 15 ayda bunun yüzde 40 altındayız. Borç ödemelerini rağmen, tüm ana fuarlara katılmamıza rağmen sayıyı yüksek tutmadık.

“Turizm Bakanlığının beklettiği bir dosya yok.”

Turizm Bakanlığının kendi tespit ettiği bandrolsüz bilet ile kredi alınması söz konusu olmuş. Bu TÜRSAB eski yönetimi döneminde olmuş. DÖSİM yetkilileri kredi almak için verilen bu biletlerin bandrolsüz olduğunu tespit edip bakanlığa bildirmiş. Ama bakanlık bunla ilgili bir işlem yapmamış. Yapsa sonuç alır mıydı? Bence alırdı.

Seçim vaatlerimizin içinde olan iki konu.

Seçimde üyelerime söz verdik acenta kurulumu zorlaştıracağız dedik. BTK’ların onaylamadığı hiçbir dosyayı onaylamadık. İnce eleyip sık dokuyarak seyahat acentası belgesi veriyoruz bunu hızlandırmayı arzu etmiyoruz.

Yeni acentalardan alınan 5 bin TL nedir? 

Biz yönetime geldiğimizde yeni bir ekip kuralım derken vakıftada aynı tavrı sergileyelim istedik. Vakfın üyelerini arttırılam istedik. Üye olmak için 7 gram altın verilmesi gerekiyordu. Ağır geldi acentalara. Onu değiştirdik belli bir miktar para aldık oda ağır geldi.  Yaşam evi projesini hayata geçirmek istiyoruz. Bunun için de kaynak lazım. O zaman bağış alalım dedik. Vermeyenlerin belgesini de vermiyoruz diye bir şey yok. İtiraz edenlerin oranı yüzde 5 vakıfta ciddi bir fon oluştu bu orada. Bu parayı da seyahat acentalarının hayrına harcayacağız. Uzun yıllardır verilmeyen bursları vermeye başladık bu paralarla, yaşam evi projini hayata geçirmek istiyoruz. Bunun içinde 5 bin TL vakıfa bağışta bulunmaları istedik. Yüzde 95 yeni acenta belgesi alanlar bunu verdi. Yüzde beşi vermek istemedi ama ben devreye girdim, konuşup ikna ettim. Rehberlik için nadir dillerde eğitim verecek olan hocaları finanse edeceğiz. O dillerde rehber yetiştirilmesine sağlayacağız. O bölümde okuyan öğrencilere burs vermeyi düşünüyoruz. Yani mesleğe yeni giren arkadaşlardan hayır için bu 5 bin TL’yi istiyoruz. Kalbini kırdıklarımız varsa affola.

Diğer adaylar

Başkan adaylarından biri “TÜRSAB’a ihtiyacı olan değil TÜRSAB’ın ihtiyacı olan insanları seçin” dedi. Sizin TÜRSAB’a ihtiyacınız var mı?

Sanırım beni kastetmiyordur. Benim ihtiyacım olmadığını herkes bilir. Kim söylemişse doğru söylemiş ama bende bu söylemi destekliyorum.

TÜRSAB’da kraldan fazla kralcı var mı?

Bence yok. Varsa böyle birşey beni arayıp söyleyebilirler.

Ayrımcılık yapılıyor mu? 

Böyle bir iddiası olan arkadaşımız varsa bilmek isterim. Kategorize ettiğimiz kimse yok. Eski dönemde bir sabit liste vardı tüm Fan Triplere, etkinliklere o liste giderdi. Bizim için her üyeniz eşit. Etik kurallara uymayan var ise uyarıyoruz. Buranın böyle bir disiplini var.

TÜRSAB yarı kamu kurumu niteliğini kaybetti mi?

Tabiki hayır.

“Sokaktan Köpek alıp sahiplendik. Adını da Kepçe koyduk”

TÜRSAB korumalarla donatıldı mı?

Bina yeni açıldığında 18 koruma vardı. 18’den 12’ye düşmüş. Bir buçuk yıl sonra 10’a düşmüş. Biz devir aldığımızda 7 kişi vardı. Şu anda da 7 kişi var. Faerk var mı var. Sokaktan alıp sahiplendiğimiz Kepçe’yi güvenlikten sayarsak bir fazlamız var diyebiliriz. Kişiler değişti tabiki. Sokakta bulup sahiplendiğimiz Kepçe’den vazgeçmek istemiyoruz.

Şu anki yönetimde olup size muhalefet edenler varken nasıl yönetiyorsunuz TÜRSAB’ı?

Evet bir arkadaşımız var. Seçimden birlikte hareket ettiğimiz bir arkadaşımız bizimle irtibatı kesti. Yönetim Kurulu toplantılarımıza katılmıyor, etkinliklerimize katılmıyor. Ve bizi sürekli eleştirmeye başladı. Doğaldır, hakkıdır, beni rahatsız eden bir durum yok bunda. Benim onu eleştirdiğim şey ise; bu arkadaşımız katıldığı hiçbir yönetim kurulu toplantısında alınmış hiçbir karara itiraz etmedi. Karar defteri burada. Katıldığı toplantılarda önerisi de yok, muhalefet şerhi de yok. Sonra birden bire toplantılara gelmemeye başladı. Şu anda kimseyle bir yol ayrılığı söz konusu değil. Olabilir de. Bunun zamanı var. Muhalefet yapacaksa yönetimdeki arkadaşımız o da ayrılır yapar. Bunun da bir adabı usulü bir ahlakı var. Hem her şey de imzan olacak alınan kararlara itirazın olmayacak hem de muhalefet edeceksin. Böyle olmaz. Kapı arkasında muhalefet yok. Bazılı benim içinde eski yönetimde her şeyde imzamın olduğunu söylüyor. Bu doğru değil. Eski yönetimde mali hesaplar yönetime gelmezdi. Onlar şirket üzerinden yapılıyordu. Şimdi öyle değil, tüm hesaplar yönetim kurulunun onayından geçiyor.

“Keşke daha fazla aday olsa. Burası aday olunacak bir kurumdur”

Benim adaylar ile ilgili bir sorunum yok. TÜRSAb aday oluncak bir kurumdur. Keşke daha fazla aday olsa. Ama eski yönetim biliyorsunuz her adaya çok sert eleştirler yapardı. “Biz burayı onlara mı bırakacağız” derlerdi. Bizim öyle bir söylemimiz yok. Herkes aday olabilir.

“Adayların TÜRSABTV’ ye çıkması açık açık eleştirilerini dile getirmeleri gerekiyor. Kapı arkasından muhalefet olmaz.”

TÜRSAB Başkanı olarak tüm adaylara çağrımdır. Tüm adayların TÜRSABTV’de canlı yayına çıkarak projelerini, eleştirilerini anlatmalarını isterim. Kapılı kapılar arkasında, cevap veremeyeceğimiz yerlerde bizi eleştirmelerindense gelsinler burada canlı yayında herkese eleştirisi yapar, sorulara cevap verir. Biz herkesi davet edeceğiz.