Bazı Ortadoğulu misafirler fiyatlarımızı yükseltti

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn Genel Müdürü Ahmet Arslan

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn Genel Müdürü Ahmet Arslan, şu andaki misafir portföylerinin yüzde 50’sini Ortadoğu ülkelerinden gelenlerin oluşturduğunu kaydetti. Bazı Ortadoğulu misafirlerin fiyatlarının yükselmesine katkısının çok ciddi olduğunu ifade eden Arslan; ortalama kalış sürelerinin de uzadığını söyledi.

Turizm sektöründeki dar boğazın İstanbul otellerini ve misafir profilini nasıl etkilediğini ortaya koymak amacıyla hazırladığımız dosyamızın üçüncü konuğu, İsviçreli otelcilik devi Mövenpick’in İstanbul’daki ikinci otel yatırımı olan Haliç’teki Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn’un Genel Müdürü Ahmet Arslan oldu. Sosyal, kültürel, politik ve ekonomik gelişmelerin en çok İstanbul turizmini etkilediğini belirten Arslan, “Bu çok değişkenli denklem içinde ve proaktif bir dinamizme sahip olduğumuz için doluluklarımızı arttırabiliyoruz” diye konuştu.

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn

DUBROVNİK’LE ARAMIZDA NASIL ÜÇ KAT FARK OLUR!

İstanbul’daki otellerin oda fiyatlarını son dönemde yıldızı parlayan Dubrovnik ile kıyaslayan Arslan, bugün Dubrovnik’te 202 Euro olan ortalama oda fiyatlarının İstanbul’da 82 Euro olduğuna dikkat çekti. Arslan, şunları söyledi:

“Aramızda neredeyse üç kat fark olan Dubrovnik hepimiz tarafından çok iyi biliniyor. Küçücük bir yer ama şehre girdiğinizde, herkes turizmin geçim kaynağı olduğunun bilincinde ve kendini sürekli olarak geliştirmeye çalışmakta… İngilizce yaygın bir şekilde konuşuluyor. ‘Turizm bizim geçim kaynağımız’ diyor. Bu arada turizm artık dünyada da çok önemli bir geçim kaynağı kabul ediliyorlar. Geçtiğimiz günlerde açıklandı; dünya ekonomisinin yüzde 9.9’u turizm gelirlerinden geliyor. Ve turizmin dünyada ekonomisindeki payı artarak devam ediyor. Ama biz halen bunun farkına varmış değiliz. Şampiyonlar Ligi’ne girip orada kalmak zordur. Burada herkese çok iş düşüyor. Ben de kendime çok kızıyorum, ekibe kızıyorum. Üniversite hocalarımıza çok iş düşüyor. Bunu çok ağır bir eleştiri olarak kabul edeceksiniz belki ama uzun süre otelcilik geçmişi olan bir çalışma arkadaşımızın İngilizce konusunda yetersiz olması çok üzücü… Bu konu çok ama çok önemli ve yatak sayısının artması ile daha çok ihtiyaç haline gelmiş bulunmakta. Mesela, bizim yüzde 85 misafirimiz yabancı ağırlıklı ve İngilizce ortak anlaşma dilimiz. Ve bundan dolayı da otellerde İngilizce bilen çalışma arkadaşlarımız tecrübesinin yanında artık daha ön planda olmaya başladı.”

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn Genel Müdürü Ahmet Arslan

MOVENPICK HOTELS ORTADOĞU’DA İYİ BİLİNEN BİR MARKA

Şu andaki misafir portföylerinden yüzde 50’sini Ortadoğu ülkelerinden gelenlerin oluşturduğunu dile getiren Ahmet Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu misafirlerimiz çok kalite restoranlarda yemek yemeği tercih ediyorlar, özellikle et ürünleri ve kebap ağırlıklı olarak. Türkiye’yi ziyaret etme sebeplerinden bir tanesi de şüphesiz zengin Türk mutfağıdır. Bunun en güzel örneğini, Dubai’ye gittiğimizde en iyi köşelerde gördüğümüz Türk restoranlarıdır. Bizim de İsviçre mutfağının yanında bazı Türk yemeklerini mönümüze eklememiz lazımdı ve bunu yaptık. Özellikle dry age et (kuru et) ürünleri Ortadoğulu misafirlerin ağız tadına çok yatkın olması ve sürekli tüketmelerinden dolayı ciddi bir artış gösterdi. İlk seneler açılışımız ile birlikte Ortadoğulu misafirlerimizin oranı yüzde 30’lar civarındayken bu dönemde yüzde 50’ler üzerinde rakama ulaşmış bulunmaktayız. Unutmayalım ki Mövenpick markasının Ortadoğu ve Körfez’de ciddi bir marka bilinirliği vardı. Mövenpick Hotels & Resorts, 16.000’in üzerinde çalışanı ile 25 ülkede 83 otel, tatil köyü ve Nil yolcu gemileri ile uluslararası üst düzey bir otel yönetim şirketi olarak hizmet veren ve bunların yanı sıra Chiang Mai (Tayland), Al Khobar (Suudi Arabistan Krallığı) ve Nairobi (Kenya) da dahil olmak üzere planlanan veya yapım aşamasında olan 20’yi aşkın projesi de bulunmaktadır. Dünyadaki en çok Green Globe sertifikası sahibi otel zincirinin de Mövenpick Hotels & Resorts olduğunu belirtmek isterim. Dubai’deki, Suudi Arabistan’daki, Kuveyt’teki otel sayımız ve kaliteleri çok açık şekilde bunu desteklemektedir.”

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn

TÜRK MUTFAĞINI VE ET KÜLTÜRÜNÜ ÖNE ÇIKARDIK

Mövenpick için yiyecek içecek kalitesinin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Arslan,  en üst katta açtıkları SkyDome Lounge & Bar’larının eşsiz Haliç manzarası ve açık alanları ile otellerinin yeni yüzü olduğunu kaydetti. Arslan şunları ifade etti: “Özellikle Ortadoğulu misafirlerimizin yanında Güney Amerikalı misafirlerimiz için de Türk mutfağını ve dry age et kültürünü ön plana çıkardık. Kalabalık olan gruplar ya da aileler için Chefs Table’da meze geceleri düzenledik. Otelimizin girişinde bulunan bir konumda yeni bir teras alanı sağladık ve orada nargile servisi de verebilmekteyiz. Bu alanları sadece Ortadoğu misafirlerimiz değil, Güney Amerikalı ve doluluğumuz halen yüksek oranına sahip Avrupalı misafirlerimiz de keyifle kullanmaya başladılar.”

ODA SERVİSİ KULLANIMI ARTTI

Otellerinde bu sene konaklayanların yüzde 25’e yakınının Güney Amerikalı turistler olduğunu dile getiren Arslan, Ortadoğulu misafirlerin doluluğumuza katkısının ise yüzde 30’larda olduğunu bildirdi. Arslan’ın verdiği bilgiye göre Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn’u en çok en çok tercih eden ülkeler Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt oldu. Arslan, “Bu ülkelerden gelen kalabalık aileler bizi uzun süreli kalışlarında tercih etmeleri de çok önemliydi. Özellikle oda servisinde ciddi kullanım artışı gördük. Bundan dolayı da oda servisimizi zenginleştirdik” yorumunu yaptı.

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn

GELİR SEVİYESİ ÜLKEDEN ÜLKEYE ÇOK DEĞİŞİYOR

Bazı Ortadoğu misafirlerin  fiyatlarının yükselmesine katkısının çok ciddi olduğunu ifade eden Arslan; özellikle teraslı odalar ile suite odalar ve terasında jakuzi bulunan Golden Horn Suite’in en çok dolu olan odalar olduğunu kaydetti.  Arslan, “Ortadoğu misafirlerimiz bu odalara fark ödeyerek uzun süreli konaklama yaparken her gün düzenli olarak da İstanbul ve çevre şehirlerde turlara katıldılar. Özellikle son döneminde dahi olsa 12 kişilik yatımız ile Haliç’ten çıkarak Boğaz turu gezileri ile adalara ziyaret ciddi bir talep buldu” diye konuştu.

ZİNCİR OTELLER ÇOK DAHA ARTIYA ÇIKACAK

Mövenpick Hotel Istanbul Golden Horn Genel Müdürü Ahmet Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Uluslararası bir dilimiz ve uluslararası bir servis standardımız var. Ve bunu her koşulda sağlayacağız ve sağladık da. Tüm Türkiye’de olduğu gibi geçen sene biz de çok zorlu günler geçirdik. Ama bu rakamlara ulaşabilmek için sürekli eğitim ile bizimle birlikte olan çalışma arkadaşlarımızın kariyer planlamasını güçlendirdik. Bizim en önemli şansımız ise markanın ağızda inanılmaz tat bırakmasıdır; hepimiz muhakkak Mövenpick dondurması yemişizdir. Bu ilave olarak da birçok Mövenpick imzalı ürünlerimiz de bulunmaktadır; Mövenpick kahvemiz ve çikolatamız ve şüphesiz en çok dikkat çeken Mövenpick imzalı ‘go healthy’ dediğimiz, son günlerde en çok tercih edilen gıda-yaşam dengesinin tadını çıkarmayı hedefleyen, son derece lezzetli ve bunu yanı sıra bol miktarda vitamin bakımından zengin ürünler içeren, tamamen taze mevsimlik gıdalardan oluşturulan menü alternatifleri de sunuyor olmamız. Bu tatlar her Mövenpick otelimizde bulunmakta, misafirlerimiz de her geldiklerinde bu lezzetleri aramaktadır. Markayı çok iyi bilen misafirlerimiz Mövenpick kahvesinin kokusunu kahvaltıda almak istiyorlar. Çünkü ülkelerinde marketlerde de satın alıp evlerinde de tüketiyorlar. 2016’da daha düşük fiyatlar ile oda satışı gerçekleştirdiğimiz dönemde bile bu tatlardan asla vazgeçmedik. Bu çok önemli bir duruş ve marka gücüdür. Tüm ekip olarak uluslararası tecrübe ve deneyime sahip markamızın desteği ile çok daha iyi doluluklar ve rakamlara ulaşmış bulunmaktayız. Bu anlamda, ileriki zamanlarda zincir oteller standartlarını koruduğu sürece çok daha avantajlı hale gelecektir.

Bazı yorumlarda, içinde bulunduğumuz bu zorlu dönemlerin 3 veya 5 sene içinde bitebileceği yönünde bilgi aktarılıyor, fakat ben ısrarla çok dikkatli olup bu dönemlerdeki zorlulukları unutmadan azimle çalışmamız gerektiğini savunuyorum. Bu çalışmaların ve istekliliğin sonunda bulunduğumuz konumdan eski günlerimize dönebiliriz. Ama ciddi bir istek ve yoğun bir çalışma temposu eksik olmadan.”