Yeni hazırlanan 1618 acentelerin sorunlarına çözüm olabilecek mi?

TÜRSAB Yönetiminin ‘yeni acente açılmasının zorlaştırılması’ konusundaki çalışmalarına ilişkin eleştiriler var. Yeni acente açma maliyetinin 400 bin liraya çıkmasının rekabeti yok edeceği, sektöre girişleri engelleyeceği, sektörde bilinçli ve bilgili deneyimli insanların değil, parası olan insanların hakim olacağı bir yapıya neden olacağı savunuluyor. 

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) tabi olduğu 1618 sayılı yasanın değişmesiyle ilgili süreç devam ederken yasanın taslak hali acenteciler arasındaki mail gruplarında tartışılıyor. Yeni yasa taslağının acenteleri korumaktan çok sadece sermaye guruplarının hakim olacağı, ciddi iç çatışmalarının ortaya çıkacağı ve sektörde tekelleşmenin önünü açacağı iddiaları gündemde.

1618 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu uyarınca acente kurmanın zorlaştırılması yönünde atılacak adımlara ilişkin eleştirilerini dile getiren deneyimli turizmci Deniz Tüfekçi, “Her önüne gelenin…” seyahat acentası sahibi olmasına engel olmak belli nedenlerle anlaşılabilir, belki de kaçınılmaz ölçüde gerekli olabilir, ancak bu engelleme yöntemi ‘’büyük sermayeye sahip olma gibi bir koşula bağlanırsa, sektörde bilinçli ve bilgili deneyimli insanların değil, parası olan insanların hakim olacağı bir yapı getirilirse bu sektörün gelişmesini engeller. Bilgi, deneyim değil, sermaye sektöre hakim olur. Bunun kabul edilebilecek hiçbir yanı yok” yorumunu yaptı.

1618 sayılı kanun 2007 yılında değiştirilmesine rağmen, turizmdeki gelişmelere kapalı bir düzenleme olarak sektörün ağırlaşan sorunlarına çözüm üretemeyen bir yasa olarak eleştiriliyordu. Bu nedenle yasada değişiklik çalışmalarına başlayan TÜRSAB’ın yeni yönetiminin; ‘Yeni acente açmanın zorlaştırılması’ konusundaki çözüm önerisinin ‘ekonomik’ boyutla sınırlı kaldığını savunan Deniz Tüfekçi, yeni acente açma maliyetinin 400 bin liraya çıkmış olmasının tekelleşmenin önünü açacağını, mevcut hiçbir sorunu çözmek gibi bir işlevi olmayacağını, yeni sorunları doğuracağını iddia etti. Tüfekçi, şunları söyledi:

“BOOKİNG.COM’A KARŞI ÇIKAN BİR ZİHNİYETİN BU YASAYI ONAYLAMASI DOĞRU DEĞİL”

“Burada amaç tüketiciyi korumak gibi görünse de aslında bu tüketiciyi korumuyor. Şimdi burada ‘bunu niye yapıyorsunuz?’ sorusuna doğru yanıtı vermek lazım:

Kimi koruyor, kimden yana bir tekliftir bu?

Seyahat acentasını koruduğunu iddia edebilen var mı?

Olsa olsa tüketiciyi koruyarak! Haksız, dayanaksız rekabet eden meslektaşlarımızı daha da hoyrat bir hale getirebilir. 400 bin TL, ya da kimilerine göre 1 milyon TL teminat neyi, hatta hangi tüketiciyi korumaya yeterlidir? Yılda 500 bin kişiye hizmet veren bir seyahat acentası, kimi bayramlarda aynı anda 8-10 bin kişiye yurt içi ve dışında hizmet verebiliyor. O kuruluşun mali açıdan sıkıntıya girdiğinde o 400 bin ya da bir milyon acaba hangi tüketiciyi koruyabilecektir. 5 bin kişiye adam başı 100 TL geri ödeme yapsanız 500 bin TL eder, tura giden en az bin lira ödeme yaptıysa nasıl o tüketici bu teminat ile korunacak? Demek ki tüketiciyi de bu teminat koruyamıyor.

Seyahat acentasını koruyor mu?

Seyahat acentasının gönderdiği yolcuyu alamayan, almayan, ödemeyi önceden yaptığı halde müşterisi kabul edilmeyen acentayı koruyacak bir otelci teminatı var mı? Seyahat acentasını potansiyel kapkaççı gören bu anlayışı kabul etmek mümkün değildir. Dünyanın her tarafında koruma “sigorta sistemi” yoluyla sağlanıyor.

Tekelleşmenin önüne geçme gereği haksız rekabeti önleme gereğini duyan TÜRSAB, Booking.com konusunda doğru bir adım atarak aleyhlerine sonuçlanan bir kararı mahkeme kararı ile almışken, sayın Bakanın da böyle bir kararın yanında olduğunu bilirken şimdi Booking.com’a karşı çıkan bir zihniyetin bu yasayı onaylamasına ihtimal vermiyorum. Örneğin Booking.com Türkiye’de vergi vermeden piyasayı ele geçirmek istedi. Bu büyük bir yapı olduğu için diğer acenteler buna karşı çıktı. Ama bu getirilecek olan yasa da şu anda karşı çıktıkları durumu doğuracak. Küçük firmalar acente kuramayacak. Yani madalyonun öbür tarafından bakarsak parası olan acente bu tür tekelleşme, hatta rekabeti bozucu bir kararın altına imza atabileceğini açıkçası düşünemiyorum.

Herhangi bir Anadolu kentimizde çalışmalarını kendi boyutunda sürdürme amacındaki seyahat acentaları bilgi birikimlerini, deneyimlerini işlerine aktarabilme olanağı bulamayacak, teminatlar öne sürülerek ya bir “büyük” acentanın şubesi rolü üstlenip, geçmişte havayollarının yaptığı gibi istediği oranda komisyonları kabul etmeyen acentalarla ilişkisini kesecektir. Alternatifi kalmayan acentalar ya razı olacak ya da dükkanına kilidi vuracaktır.Bunun sonucunda bütün oteller de bu büyük acentelerle çalışmak isteyecek. Doğal olarak küçükler de batmış olacak. Burada tüketici mi korunuyor acenteci mi cezalandırılıyor belli değil. Üç, beş acenteyi bırakıp gerisini silme çabasına giriyorlar türü eleştirilere mevcut yönetimin çanak tutuyor görüntüsü vermemesi gerekiyor… Eğer tüketici korunuyorsa sigorta var zaten. Kısacası Booking.com’a karşı çıkan bir zihniyetin bu yasayı onaylamasına ihtimal vermiyorum.

Bu tür parasal engeller ile yeni girişlerin azaltılması yolu da sağlanamaz. Seyahat acentası kurmak isteyen kişi o kadar teminatı vermek yerine ,mevcut acentalardan birini satın alarak bu sorunun da üstesinden gelebileceklerdir. Bu sadece mevcut acentaların değerini bir nebze artırmaya yarar.

SEKTÖRE DENEYİM YERİNE PARASI OLAN HAKİM OLACAK

Acente kurmanın teknik aşamalarının, yöntemlerinin geliştirilmesi gerek. Yani koşullar ortaya konulmalı. Örneğin, insanları deneyimine göre değerlendireceksin, sertifika sistemi getireceksin bir bonservis uygulaması benzer düzenleme sonucu hak edenler kurdukları şirketin çoğunluk hissesine sahip oldukları sürece seyahat acentası belgesine o kuruluş sahip olabilecektir…. Türü uygulamalar üzerinde kafa yorulması daha doğru olacaktır.

YENİ YASA HEM OTELCİYİ HEM REHBERLERİ HEM DE ACENTELERİ KAPSAMALI

TÜRSAB bu yasanın geçmesini istiyorsa üyelerinin desteğini almak adına taslak tartışmaya açılmalıdır. Ortada olmayan bir taslak üzerinde “Ne olmasını istiyorsunuz, nasıl bir yasa olmasını istiyorsunuz…” gibi, iyi niyetli olduğundan hiç şüphe duymadığım çalışmalar bir sonuç vermeyecektir… Taslak metin tartışmaya açılıp, yazışmalar her üye görülebilir durumda yayınlanmalı, son çalışma ise Genel Kurulda üyelere sunularak madde madde oylanıp kabul edilecek taslak bakanlığa sunulmalıdır. Aksi halde söylentiler doğru ise gerçekten vahim tablo ile karşı karşıyayız. Kimse kendini güvencede hissetmesin. Yeni yasada otelciyi, tüketiciyi koruyan bir şey var ama acenteyi koruyacak bir şey yok.

Tüketiciyi koruyan onlarca yasa varken Seyahat Acentaları Birliğinin temel kaygısı, üyesinin işlerini güvenlik içinde yürütmesinin koşullarını oluşturacak bir yasa taslağı üzerinde çalışmak olmalıdır.

Otelci, rehber ve acentenin birbirlerinin olmadığı bir yasanın hiçbir ehemmiyeti yoktur. Çünkü tek yapıyı yasanın içine almak işleri çözmüyor, sorunlar sürüyor. Bu kimseyi korumaz. Turizm hareketine de bir katkı sağlamaz. Üçünün bir arada olduğu ve daha pek çok bileşenin yer aldığı bir yasa oluşturulması lazım. Bu üçünü kapsamayan yeni bir yasa sorunlara çözüm olmayacaktır.

Yeni yasa taslağında tanıtım ile ilgili konularda Bakanlığın karar alan birimlerinin içine TÜRSAB temsilcileri de katılabilmelidir.”

YENİ YASA İLE SÜREÇ NE ZAMAN BAŞLAMIŞTI:

18 Nisan 2018 tarihinde Başkan Firuz Bağlıkaya başkanlığındaki TÜRSAB heyeti, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir ziyaret gerçekleştirdi. Görüşmede Bağlıkaya’nın, 1618 sayılı yasanın günün şartlarına göre uyarlanması için Erdoğan’dan destek istediği belirtilmişti.

Konuyla ilgili olarak o dönemde TÜRSAB tarafından yapılan açıklama şöyle:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 23. Olağan Genel Kurul sonucunda göreve gelen TÜRSAB Yönetim Kurulu’nu, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Görüşmede; TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz B. Bağlıkaya ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 1618 Sayılı Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Kanunu’nun günümüz şartlarına göre revize edilmesi hususundaki destek taleplerini arz ettiler. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Ömer Arısoy’un da katıldığı toplantıda; Cumhurbaşkanı Erdoğan turizm konusundaki önerilerini TÜRSAB heyeti ile paylaştı.”

ACENTELERİN TÜRSAB’A YENİ YASA İLE İLGİLİ GÖRÜŞ İLETME TARİHİ 30 EKİM’DE DOLDU

Seyahat acentalarının turizm faaliyeti gösterirken yaşadıkları sorunların, yasa ile giderilmesine yönelik görüş ve önerilerini TÜRSAB’a iletme süreci ise 30 Ekim’de sona erdi. TÜRSAB’tan yapılan açıklamada ” Yeni yasayla ilgili görüş ve önerileri katkılar sektörümüzün geleceğe güvenle ilerlemesini sağlayacak ve yıllardır kronik hale gelen sorunların çözülmesine vesile olacaktır. Bahse konu yasanın ivedi olarak yürürlüğe girmesi yönünde çalışmaların yoğun bir şekilde yapıldığını belirtir, aşağıdaki listede ismi geçen üyelerimize bu yönde vermiş oldukları çok değerli katkılardan dolayı mesleğimiz ve Birliğimiz adına teşekkür ediyoruz.” ifadeleri kullanıldı.

“Turizm sektörü bugünlere tekellerle değil, butik acentelerle geldi”