Yağız Öngen: Geçen seneden daha iyi bir doluluğa sahibiz

Dosya Konusu ve Yayına Hazırlayan: Cem Bişkin


Dosya konumuzun ikinci konuğu olan Pinecone Boutique Hotel İşletmecisi Yağız Öngen, Kuzey Ege ve Kazdağları turizmindeki son durumu paylaştı. 

Pinecone Boutique Hotel İşletmecisi Yağız Öngen, coronavirus (COVID-19) pandemi sonrasında Kazdağları ve çevre bölgelerde turizmde yaşanan son gelişmeleri paylaştı. Yağız Öngen’e göre Kazdağları, pandemi sonrası İstanbul başta olmak üzere büyük illere yakın olmasının ve ön plana çıkan butik ölçekli hizmet anlayışının avantajını kullanıyor.

“GEÇEN SENEDEN DAHA İYİ BİR DOLULUĞA SAHİBİZ” 

Bölgenizdeki turizm hareketlerinin son durumunu kısaca değerlendirir misiniz?

Kazdağları bölgesinde de pandemi nedeniyle turizm geçen seneye oranla çok daha kötü durumda… Ama butik otelimiz Pinecone Boutique Hotel’de özel koşullar nedeniyle geçen seneden daha iyi bir doluluğa sahibiz. Bunun başlıca iki sebebi var; birincisi Güvenli Turizm Sertifikası’na sahip olmamız; bir diğeri odalarımızın hepsinin birbirinden bağımsız olarak dışarıya açılması.

Aynı zamanda mutfakta kullandığımız ürünler atalık tohumlardan üretimimiz organik besinler.

Edremit Körfezi’ndeki tüm sahil şeridi yaklaşık 70 kilometre uzunluğunda… Çoğu mavi bayraklı plajlar ve en önemlisi sakin – birbirinden bağımsız, sosyal mesafeye uygun denize girme imkanı var. Kuzey Ege’nin sunduğu imkanlar ve otelimizin özellikleri bu süreçte bizim en büyük avantajımız oldu.

“DOLULUKLAR YÜZDE 60 – 70 SEVİYELERİNDE”

Bölgenizdeki otellerin yaklaşık olarak yüzde kaçı açık ve doluluk oranı nedir?

Bölgemizde ağırlıklı olarak küçük ölçekli ve butik otellerin yer aldığını göz önünde bulundurursak; bölgemizdeki otellerin yaklaşık %80’i kapılarını misafirlerine açtı. Küçük bir kısmı bu sezon açmama kararı aldı. Gözlemlediğim kadarıyla ortalama doluluklar %60 – 70 seviyelerinde…

“EN BÜYÜK AVANTAJIMIZ BÜYÜK ŞEHİRLERE OLAN YAKINLIĞIMIZ”

Ön plana çıkan sorun ve sıkıntılarınız nelerdir?

Büyük şehirlere çok yakın bir mesafede yer alıyoruz. Bu da insanlara bir sorun halinde hemen memleketlerinde çok kısa sürede araçlarıyla geri dönme şansı sunuyor. Bunun reklamını ve tanıtımını daha iyi yapmamız lazım. Örneğin tesisimize İstanbul’dan araçla 6 saatte geleceğini düşünüyor insanlar, oysa Osmangazi Köprüsü üzerinden sadece 4 saat sürüyor. Bölgemizin bu özelliğini ön plana çıkarıp; insanların eski düşüncelerini kırmalıyız.

“KAZDAĞLARI İLERLEYEN SÜREÇTE DAHA FAZLA TALEP ALACAK”

Geleceğe yönelik beklentileriniz ve öngörüleriniz nelerdir? Bölge turizmi bu krizi başarılı bir şekilde atlatabilecek mi?

Sağlıklı turizm, kolay ulaşılabilirlik, oksijeni bol hava, organik üretim avantajlarından dolayı Kazdağları ve çevresi ilerleyen süreçte daha da fazla talep almaya başlayacak. İnsanlar artık dip dibe, kalabalık tatil anlayışından uzaklaşıyorlar. Benim görüşlerim bu yönde…

Bölge turizminin yeniden eski günlerine kavuşabilmesi için neler yapılmalı; hangi adımlar atılmalı? 

Kuzey Egeli turizmciler olarak öne çıkan, avantajlı özelliklerimizi çok daha iyi vurgulamalı ve tanıtıma daha fazla önem vermeliyiz.

—O—

OKUMA ÖNERİLERİ

Tarkan Akyüz: Personelin turizm sektörüne güveni kalmadı