‘Kuveyt workshopunda usulsüzlük’ iddiasıyla ilgili üç çarpıcı açıklama!

'Kuveyt workshopunda usulsüzlük' iddiasıyla ilgili önemli açıklamalar.

Son Güncelleme Tarihi

Turizmgunlugu.com olarak Kuveyt’te düzenlenen workshop’a acenta olmayan kişilerin maddi menfaat karşılığında gönderildiği iddiasına ilişkin tarafların açıklamalarını yorumsuz yayınlıyoruz.

Ortadoğu Turizm ve Seyahat Acentaları Derneği (OTSAD) Başkanı Hüseyin Kırk, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkan Yardımcısı Hasan Erdem ve TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Nezih Hacıoğlu, Kuveyt’te düzenlenen workshop’a acenta olmayan kişilerin maddi menfaat karşılığında gönderildiği iddiasına ilişkin turizmgunlugu.com’a konuştu.

“ESAS HEDEF SAYIN FİRUZ BAĞLIKAYA VE TÜRSAB”

OTSAD Başkanı Hüseyin Kırk.

“OTSAD olarak üç yıllık bir geçmişimiz olmasına rağmen bugüne kadar Ortadoğu’da, özellikle de Körfez ülkelerinde 25’e yakın workshop ve tanıtım etkinliğine katıldık. Ramazan ayında OTSAD Yönetim Kurulu olarak, 27 Eylül 2018 tarihinde Kuveyt’te bir workshop düzenleme kararı aldık ve bu etkinliği Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde düzenlemek için harekete geçtik. Bu amaçla ilk yazımızı 1 Haziran 2018 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğü’ne yazdık. Seyahat acentaları, oteller, hastaneler ve yatırımcı firmaları 27 Eylül’de Kuveyt’teki firmalarla buluşturacak 250 kişilik bir workshop ve 250 kişilik de gala yemeği etkinliğimizin Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde olmasını rica ettik. Bir dernek olmamızdan dolayı bu etkinliğe katılım bedelinin 5 bin TL olduğuna dair duyurularımızı da mail yoluyla üyelerimize ilettik. Temmuz ayında TÜRSAB Başkanı Sayın Firuz Bağlıkaya beni arayıp Ortadoğu pazarıyla ilgili bir çalışma yapmamı ve istatistiki bilgileri kendisiyle paylaşmamı rica etti. Ben de Ortadoğu pazarındaki tanıtım eksiklikleri, ziyaretçi rakamları ve neler yapılması gerektiği hususlarını içeren bir dosyayı kendisine gönderdim. 24 Haziran seçimleri sonrası ülkemizin yeni bir yönetim sistemine geçmesiyle birlikte turizm camiasından bir ismin Kültür ve Turizm Bakanı olarak atanmasını biz de sevinçle karşıladık. Benzer bir çalışmayı Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet N. Ersoy’a da gönderdik. Bu anlamda Sayın Firuz Bağlıkaya ile bir yakınlığımız oldu ve birlikte çalışmalar yapmaya başladık. Temmuz ayı ortalarında Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan derneğimize bir telefon geldi. Sonra şahsi telefonumdan arayıp 27 Eylül 2018 tarihinde Kuveyt’te yapacağımız etkinlik için prensip anlaşmasının onaylandığını, bununla ilgili çalışmalara başlayıp katılımcıları belirlememizi istediklerini ifade ettiler. Fakat dipnot olarak, 8 Ekim 2018 tarihinde TÜRSAB’ın da Kuveyt’te bir çalıştayı olduğundan haberimiz olup olmadığını sordular. Biz de haberimiz olmadığını ve bu hususu Sayın Firuz Bağlıkaya’ya soracağımızı ifade ettik.

“SAYIN FİRUZ BAĞLIKAYA, ‘HASAN ERDEM BU
ETKİNLİĞİ YAPMAYACAK’ DİYE TALİMAT VERDİ”

Sonrasında Firuz Bey’le bir toplantı yaptık ve turizm taşımacılığı ile ilgili sıkıntılarımızı içeren birkaç dosyayı kendisine ilettim. TÜRSAB binasında Sayın Bağlıkaya’nın makamında otururken kendisine, “Biz 27 Eylül’de Kuveyt’te bir workshop yapacağız fakat sizin de 8 Ekim’de bir çalıştay yapacağınızı Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan söylediler. ‘İki kez masraf yapmayalım, bu hususta TÜRSAB ile görüşebilir misiniz’ diye de ricada bulundular’ dedim. Firuz Bey, 8 Ekim’deki TÜRSAB çalıştayından haberi olmadığını söyleyerek ilgili personelini aradı. Söz konusu çalıştayı TÜRSAB Bakan Yardımcısı Hasan Erdem’in yapacağını öğrenince, ‘Madem Hasan Erdem yapacak, OTSAD’ın bundan neden haberi yok. Hasan Erdem yapmayacak, ben başka birisini görevlendireceğim ve bu etkinliği OTSAD ile birlikte yapacağız’ diye ilgili personele talimat verdi. Bu diyaloğa Genel Sekreterimiz Sayın Süleyman Yaşar, TÜRSAB Genel Sekreteri Sayın Bedirhan Bayka ve TÜRSAB Stratejik Planlama, Koordinasyon ve Pazarlama Grup Başkanı Levent Demirel de şahittir. Firuz bey, bizden de bu anlamda bir çalışma yapmamızı istedi. Zaten halihazırda bizim bir çalışmamız vardı. Bu çalışmada sadece Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Hava Yolları (THY) ve OTSAD’ın logosu yer alıyordu, TÜRSAB’ın logosu yoktu. Tabii bu arada katılım yapmak isteyen üyelerimiz derneğimizin hesabına bağışlarını gönderiyorlardı. Fakat Firuz Bey’den böyle bir teklif gelince biz de dosyamızı revize edip, TÜRSAB’ın da logosunu koyarak 3-4 gün içinde kendisine ileteceğimizi ifade ettik. ‘Tamam, TÜRSAB’ın da logosunu koyun’ dedi. 2 Ağustos itibariyle tekrar bir görüşme yaptık. Revize ettiğimiz dosyayı Levent Demirel Bey ile Firuz Bey’e verdiğimizde etkinliğin adı şuydu: ‘Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde TÜRSAB, THY, OTSAD ve Kuveyt Seyahat Acentaları işbirliğiyle Kuveyt’te Türkiye’den seyahat acentaları, sağlık turizmi yapan firmalar, oteller ve yatırımcıların buluşacağı bir workshop’. TÜRSAB’ın da logosunu koyarak böyle bir workshop programı düzenleyeceğimizi 2 Ağustos itibariyle tüm yazışmalarımızda ve Firuz Bey’e sunduğumuz dosyada ilan etmiş olduk.

“TÜRSAB İLE YAPTIĞIMIZ ÇALIŞMALARDA
HASAN ERDEM HİÇBİR ŞEKİLDE ORTADA YOKTU”

Bu çalışmayı verdiğimizde Firuz Bey’in çok hoşuna gitti ve ‘Çok güzel, harika bir proje. O zaman biz bir kontenjan alacağız, bununla ilgili siz kaç kişi istiyorsunuz’ diye sordu. Biz 20 kişilik katılımcı kontenjanı istedik, ‘Onu konuşuruz’ dedi ve sonra bize 15 kişilik kontenjan verdi. Kuveyt B2B Workshop etkinliğini 27 Eyül’de mi yoksa 8 Ekim’de mi yapalım diye sorduğumuzda Firuz Bey, görevlendirdiği TÜRSAB yetkileri ile bir toplantı yaparak workshop tarihine aramızda karar vermemizi söyledi. Biz de Levent Demirel Bey, Burcu Hanım ve Ela Hanım ile birlikte yanlış hatırlamıyorsam 15-20 Ağustos tarihleri arasında yaptığımız toplantıda bir tarih belirledik. Bu toplantının bizde fotoğrafları da var ve orada kesin tarih de belli. Levent Bey, ’27 Eylül’de de yapabiliriz, 8 Ekim’de de… Bu konuda top sizde’ dedi. Biz de, ‘1.5 ay bir süremiz kaldı, etkinlik için bir tanıtım kokteyli verelim. İnsanlara güzel bir videoyla nereye gideceklerini anlatalım. Hem Kültür ve Turizm Bakanımızı hem de TÜRSAB Başkanımız Firuz Bağlıkaya’yı onore edelim’ dedik. Kuveyt wokshop etkinliğinin tarihi ise ortak mutakabatla 8 Ekim 2018 olarak belirlendi. Fakat bu konuşmalarda ya da yapılan çalışmalarda Hasan Erdem kesinlikle hiçbir şekilde ortada yoktu. 8 Ekim olarak tarihi belirleyip TÜRSAB’ın logosunu da koyarak çalışmamızı revize ettikten sonra etkinlikle ilgili bizden 2 Eylül itibariyle 15 kişilik kontenjanda OTSAD’dan kimlerin katılacağına dair liste istediler. Orada da zaten apaçık, alenen daha önceden ismi yazılı ve derneğimize bağış gönderen arkadaşlardan Aşaoğlu İnşaat Gayrimenkul’ün ismi yazıyordu… Ortadoğulu misafirlerin gelip buradan en çok satın aldıkları gayrimenkulleri onlar satıyor. İkincisi ise sağlık turizmi ve saç ekimi yapan Adem & Havva Sağlık Dan. Hiz. şirketi ve oteller. Biz birkaç otel belirlemiştik ve bu otelleri de alenen orada yazmıştık. Bu anlamda çalışmalarımız devam ederken tekrar TÜRSAB Başkanımız Sayın Firuz Bağlıkaya ile görüştük ve dedik ki ‘Biz yaklaşık 15 kişi katılacağız. Buna ne TÜRSAB üyeleri ne de farklı bir üye katılmak zorunda. Bu hususta hiçbir ibare yok. Bizim üyelerimiz, bize bağış yapan üyeler. Derneğimizin maddi manevi ihtiyaçları’. Firuz Bey de, ‘Siz çalışmalarınıza devam edin, bahsettiğiniz yöndeki taleplerinize ileriki bir tarihte bakarız’ dedi.

“TÜRSAB’A GÖNDERDİĞİMİZ KATILIMCI LİSTESİNDE
KİMİN NE İŞ YAPTIĞI APAÇIK BİR ŞEKİLDE YAZIYOR”

Etkinlik 8 Ekim’de ve TÜRSAB 2 Eylül’de bizden uçak biletlerini THY’den alabilmek için OTSAD katılımcılarının tam listesini istedi. Biz de bu listeyi kendilerine gönderdik. Zaten TÜRSAB’a gönderdiğimiz tam listede herkesin otelci mi, inşaatçı mı veya sağlık turizmi yapan firma mı olduğu mail adreslerinde apaçık şekilde yazıyordu. Burada OTSAD olarak bizim güven ihlali yapma gibi bir durumumuz asla söz konusu olmadı. Bu esnada çalışmalarımı yoğunlaştırıp etkinliğin iyi geçmesi için devamlı Kuveyt Seyahat Acentaları Birliği ile yazışma yapıyorken TÜRSAB’dan Burcu Hanım beni aradı ve bizim katılımcı üyelerden uçak bileti farkı olarak kişi başı 89 dolar ödeme yapmamız gerektiğini söyledi. Ben de Firuz Bey ile görüştükten sonra bu farkı ödeyeceğimizi söyledim. Konaklama konusunu da sordum, herkesin kendi konaklama ücretini kendisi karşılayacağını ifade etti. Yani tüm katılımcılar uçak bilet farkı olarak TÜRSAB’a 89 dolar ödeyecek, artı kendi transferini kendisi karşılayacak ve konaklama masrafını da her giden acenta veya katılımcı kendisi karşılayacak fakat herkes Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın parasını ödediği workshop salonunda buluşacak. TÜRSAB bizden 89 dolar uçak bileti farkını ve katlım payını istediğinde Firuz Bey’i arayıp yanına gittim ve ‘Biz birlikte hareket ediyoruz, amacımız ülke turizmine hizmet etmek. Bu 89 dolarlık uçak bileti farkını ve 2 gecelik konaklama bedelini bizim katılımcılarımızdan almasanız olur mu’ diye sordum. Firuz Bey de, ‘Tamam, biz bu konudaki kararımızı size bildireceğiz’ dedi. Kısa bir süre sonra bizim dernek sekretaryasına Burcu Hanım telefon açmış ve TÜRSAB’ın bütün katılımcıların 89 dolarlık uçak bileti farkını, konaklamalarını ve transfer ücretlerini karşılayacağını söylemiş. Bu bilgiyi aldıktan sonra yapılan jesti karşılıksız bırakmamak adına Elite World Otel ile anlaşarak Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet N. Ersoy ve TÜRSAB Başkanımız Sayın Firuz Bağlıkaya’nın onuruna bir tanıtım kokteyli verdik. Tanıtım kokteyline yaklaşık 350 seyahat acentası ve bizim bazı üyelerimiz katıldı. 2 Ekim’deki Kuveyt Workshop Tanıtım Kokteyli yapılana kadar Hasan Erdem ortada yoktu. Hasan Erdem hiçbir şekilde yazışmalarda da yok. Bize gönderilen katılımcı listesinde de Hasan Erdem’in ismi yok.

“HASAN ERDEM, FİRUZ BEY’İ VE TÜRSAB’I ZOR DURUMDA BIRAKMAK İÇİN BİLİNÇLİ OLARAK O HABERİ YAPTIRDI”

Bu arada TÜRSAB’dan Burcu Hanım bir whatsapp grubu kuruyor… O whatsapp grubunda adam alenen ‘Ben inşaat firmasıyım’ diye yazıyor zaten. O güne kadar hiç kimse bu konuda bir şey söylemiyor ve Hasan Erdem de ortada yok. Esasında bu organizasyonu Hasan Erdem yapacaktı fakat el çektirildiği için, Sayın Firuz Bağlıkaya ‘Hayır, biz bunu OTSAD ile yapacağız’ dediği için belki de Hasan Erdem üzülmüş, bu işe bilenmiş ve hamaset yapmıştır. Bu anlamda da çıkan haberleri Sayın Firuz Bağlıkaya’yı ve TÜRSAB’ı zor durumda bırakmak için kendisi bilinçli yaptırmıştır diye düşünüyorum. Bu konuştuğum şeylerin belgeleri, bilgileri vs. hepsi bizde var. ‘Bu saatten sonra geri dönüş yapamayacağımıza göre tüm OTSAD katılımcısı seyahat acentası olmayanlardan bir seyahat acentasına rica edip, ‘Bu kişi bizim adımıza Kuveyt workshop’a katılabilir diye bir üst yazı alabilir miyiz’ dediler. Biz de bu giden acenta almayan arkadaşlara, acenta üyelerimizden üst yazı aldık. Ben de Comfort Turizm olarak iki kişiye yazdım. Video programı ve videoları yapan Sayın Berfend Ber, Comfort Turizm’de basın danışmanı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca bir otelci arkadaşımızın da, otel danışmanı olarak katılmasına ilişkin üst yazı yazdık. Biz katılamadığımız, hatta ben de katılamadığım için bu iki arkadaşımız bizim yerimize katılabilir, bizi orada temsil edebilir diye yazı yazdık, kaşeledik ve gönderdik. Cevabında da bize hiçbir şekilde bunların SGK bordrolarını ya da ortaklığını gönderin diye bir geri dönüş olmadı. Kuveyt’e gidildikten sonra Hasan Erdem’in de orada olduğunu duyduk. Hasan Erdem otobüse biner binmez, bütün parayı, salonu ve akşamki gala yemeğini her şeyi TÜRSAB’ın ödediğini söylüyor. Bu bir yalandır. Salonu ve gala yemeğini Kültür ve Turizm Bakanlığı ödedi. Sayın Firuz Bağlıkaya’nın talimatıyla 89 dolarlık uçak bileti farkı ve iki gecelik 200 dolarlık konaklama farkı TÜRSAB tarafından karşıladı. Tüm katılımcılar bundan faydalandı. Yani diğer gidenler de bizim sayemizde bu paraları ödemediler. İki aylık sürede yazışmalarda hiçbir şekilde olmayan Hasan Erdem, Kuveyt’te wokshopu provoke etmiştir. O organizasyonu düzenleyen, o organizasyona en çok kişi ve acenta getirmeye çalışan Kuveyt Seyahat Acentaları Birliği Başkanını da orada konuşturmamıştır. Burada Hasan Erdem hamasetle hareket etmiştir. Firuz Bey ile aralarında ne var bilmiyorum… ‘Dosya takipçiliği ve TÜRSAB’dan menfaat sağlıyor diye ben onu TÜRSAB’dan uzaklaştırdım’ diye Sayın Firuz Bağlıkaya bize söyledi. Biz hiçbir şekilde ne gayriresmi bir iş yaptık, ne de bu çirkin saldırıyı hak ettik. Kim ne diyorsa desin, biz burada üzerimize hiçbir şey almıyoruz. Bu olayda asıl hedef Sayın Firuz Bağlıkaya ve TÜRSAB’dır. Bizi de buna alet etmek istedir ancak ne zaman ve hangi tarihte hangi mail gönderilmiş hepsi dernek olarak resmi kurummuş gibi bizde mevcuttur. Elhamdülillah derneğimiz bu şekilde çalışır. Ayrıca üyelerimiz derneğimize bağış yapar, bağış makbuzunu alır ve yapılan tüm bağışlar dernek hesabına gelir. Şu anda da yapılan bağışlar hesabımızda duruyor. Sözünü ettiğim bütün bu yazışmalar resmi olarak saklanmış ve delillendirilmiştir”.

“ACENTALARA ‘YOK’ DEYİP, ACENTA OLMAYANI
GÖTÜRMEK KABUL EDİLEBİLİR BİR DURUM DEĞİL”

TÜRSAB Başkan Yardımcısı Hasan Erdem.

“Amacım asla insanları itham ederek töhmet altında bırakmak değil. Hüseyin Kırk’ı veya Firuz Bey’i ya da sektörden başka bir arkadaşı zan altında bırakmak ya da aleyhinde bir kamuoyu oluşturmak bize bir şey sağlamaz. Öyle bir düşüncemiz de yok. Bunun aksini iddia edenler yanlış tespitte bulunuyor. TÜRSAB’in ikinci başkanı olarak bir etkinlik yapmışız, bir workshop düzenlemişiz… Bizim için de, Ortadoğu ve Körfez ülkeleri çalışan acentalar için de Kuveyt çok önemli bir destinasyondur, önemli bir ülkedir ve çok önemli bir pazardır aynı zamanda. Bu bölgede çalışan acentalarımız da bellidir zaten. Dolayısıyla bu wokshopa kimin gideceği ve kimin o bölgeyle çalışacağı bellidir. Biz isterdik ki acentalarımız gelsin ve bu imkanlardan istifade etsin. Hem bakanlığımızın, hem TÜRSAB’ın, hem THY’nin ve hem de büyükelçiliğimizin emeği var. Bu emekler TÜRSAB kurumuna veriliyor ve TÜRSAB’ın amacı da acentelerini desteklemek, teşvik etmek ve orada pazarlarını genişleyebilmelerine imkan sağlamak. TÜRSAB’ın kuruluş amacı budur. Öncelikle bu konuda doğru tespit yapalım ki yanlış anlaşılmalara sebebiyet vermeyelim. Sonra bu belli sayıdaki acentalarımız için bilabedel organize ediliyor. Bu bir imkan meselesidir tabii. Bu imkan tahsis edilecek kişiler de bizim asli üyelerimizdir. Kuveyt’teki wokshopa gittikten sonra gördük ki buna gelen katılımcı arkadaşlar da şahittir ve bunun aksini iddia etmek mümkün değildir, şu şu acentanın elemanları olarak katlıyoruz dediği halde gelen arkadaşlarımız o acentaların elemanları değil. Böyle olunca bir yanıltma var, bir yanlış var.

“BİLABEDEL BİR İŞ İÇİN PARA TOPLANMASI DA ETİK DEĞİL”

Hadi diyelim ki buna göz yumduk ama TÜRSAB’ın bilabedel yapmış olduğu iş için bazı katılımcılardan para alınmış. Bu da ayrı bir suçtur, böyle bir şey olamaz. Bununla ilgili bu konuda sorumluluğu olan, bu hatayı yapan üyelerimiz hakkında disiplin soruştrması başlatacağız. Normalde bir kurumun yapması gereken de budur. Biz bunu yapmasak yönetici olarak, ikinci başkan olarak suçlu duruma ben de ortak olmuş olurum. İsimler filan hiç önemli değil, bu sistem ve mantık olarak yanlış. TÜRSAB seyahat acentalarına destek verir, onlar için vardır. Onun dışında tabii ki bizim düzenlemiş olduğumuz wokshop ve fuarlara turizm sektörünün diğer dinamiklerinden de katılabilirler, gelebilirler. Ama bizim ücretsiz götürdüğümüz kişiler bizim kendi acentalarımız olmalı veya kendi acentalarımıza ‘yer yok’ deyip de acenta olmayanı götürürsek, bunun vebali ve günahı var. Böyle bir şey olamaz. Acenta olamadıkları halde o kontenjana yazdırılmışlar, liste yapılıp içeri verilmiş ama verilen listede acenta isimleri zikredilerek verilmiş. Burada bir yanıltma meselesi söz konusu olduğu için itirazımız birinci derecede bu noktada. Diğeri ise bu etkinlik için para alınmadığını Firuz Bey’in onlara kendisinin söylediğini ve bunun bilabedel yapıldığını biliyoruz. Bizim para almadan bir katkı, bir destek anlamında düzenlediğimiz wokshop için bizim sırtımızdan insanlardan para alınması kabul edilebilir bir durum değil. Bizim ücretsiz olarak yaptığımız bir workshopa siz bir dernek olarak üyeniz olan firmaların katlımını sağlamanız normaldir ama acenta olanların katılımını sağlamanız normaldir. Öbür türlü zaten TÜRSAB kabul etmez. Diğer sektörlerden arkadaşları, inşaatçıları filan TÜRSAB personeli kabul etmez. Oradaki yanlış şu: Liste veriyorsun, bir de şahıslardan dernek olarak para talep ediliyor. Bu da etik değil. Ve paraları gönderirken de ‘Workshop Katılım Bedeli’ olarak açıklamalar var. Yani ‘derneğe bağış olarak gönderir misin’ denmiyor”.

“İDDİALARIN DOĞRU OLUP OLMADIĞINI ARAŞTIRIYORUZ”

TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Nezih Hacıoğlu.

“TÜRSAB olarak biz acentalarımıza güvenmek durumundayız. Ancak acentalarımızın bazılarının bizim bu iyi niyetimizi kötü şekilde kullandıkları yönünde basına da yansıyan iddia ve duyumlar söz konusu. Bu iddialarla ilgili inceleme başlatıldı. Bundan sonrası için biz yine aynı hüsnüniyetle hareket edeceğiz. OTSAD belki olmayabilir ama genelde OTSAD’a yakın çevrelerle ilgili öyle bir duyum var. Biz de acentalara sadece, ‘Kuveyt wokshopuna göndermiş olduğunuz kişilerin acentalarınızla olan organik bağını gösteren belgeleri bize gönderin’ dedik. Bundan sonra da TÜRSAB’ın tüm etkinlikleri ve faaliyetlerinde acentalarımızdan katılımcı olarak gönderdikleri kişiler için bu belgeleri isteyeceğiz. Bölgelerdeki arkadaşlarımıza da söyledim, hafta sonları düzenlediğimiz info gezilerinde bile acentalardan bu belgeleri isteyin. Demek ki iyi niyetli olmamız gerekiyormuş. İnşallah yanılıyoruzdur tabii bu arada. Çünkü netice itibariyle bir iddia var ve biz de sorduk… Doğru mu, değil mi bilmiyoruz. Acentaların bizde SGK bordroları yok, sadece informasyon memurları ve şirket ortaklarının irtibatları var. Bin kişi çalıştıran acenta da var, tek başına çalışan da… A acentasından biri geldiğinde, biz o acentanın çalışanı olduğuna inanıyorduk ama bundan sonra böyle olmayacak.

“ETKİNLİĞE KATILAN TÜM ACENTALARA YAZI GÖNDERİLDİ”

8 Ekim 2018 Pazartesi günü akşamı gerçekleştirdikleri Kuveyt B2B Workshop etkinliği, TÜRSAB’ın düzenlediği bir organizasyondur ve OTSAD sonradan bu etkinliğe dahil olmuştur. Dolayısıyla TÜRSAB olarak biz bir etkinlik yaptık, bu etkinlikle ilgili de bir duyuru yaptık… Bu duyuruya istinaden seyahat acentalarından isimler geldi… Şu anda da bu isimlerin seyahat acentalarıyla ilgisi olmadığına dair basına da yansıyan bir söylenti ya da duyum var. Biz bu söylenti veya duyumla ilgili araştırmamızı yapıyoruz. Şu andaki fiziki durum budur. Yoksa o öyle olmuş, bu böyle gitmiş vs. bunlar ilgili tarafların kendi beyanlarıdır, bizi kurum olarak bağlamaz. Biz Kuveyt B2B Workshop etkinliğine katılan tüm acentalara, ayırım yapmaksızın yazı gönderdik… Acenta ortağıysanız, ortaklık belgesini veya faaliyet belgesini koy. Yönetim kurulu üyesiyseniz, ortaklar kurulu karar defterini koy. Şirket çalışanıysanız, sigorta bordronu koy. Bunları istedik. Biz şu anda onlarla ilgili cevap bekliyoruz. Bu belgelerin ortaya konulamaması, yalan beyanla kurumu yanıltmak anlamına gelir ki TÜRSAB açısından üye anlamında bu bir disiplin suçudur ve bunun sonucu hukuki bir sürece kadar da gidebilir. Netice itibariyle biz yarı resmi bir kurumuz.

“İDDİALAR EĞER DOĞRU İSE, BUNLAR BİR TURİZMCİYE
VEYA BİR SEYAHAT ACENTASINA YAKIŞMAYACAK ŞEYLER”

Bir de şu açıdan bu olaya yaklaşmak lazım… Eğer usulsüzlük iddiası doğru ise 65 yaş kartı ile otobüse binmek gibi değil bu. Çünkü aynı zamanda gitmek isteyeni de engelliyorsunuz. Öbür türlü belediye otobüsüne 65 yaş kartı ile bindiğinizde kimsenin hakkını gasp etmiyorsunuz. Ama burada bu etkinliğe gitmek isteyen, gerçekten hüsnüniyetli acentaların gitmesi engellendi. Burada bir hak gasbı da var ki bizi rahatsız eden husus da budur. Tekrar söylüyorum, eğer böyle bir durum var ise… Belki acenta diyecek ki ‘Bu benim çalışanımdır’… Biz de bakacağız, ‘Tamam’ diyeceğiz. Yanlış beyanda bulunup TÜRSAB’ı yanılttığı tespit edilen seyahat acentası olursa, Disiplin Kurulu’na sevk edilir. Ben Disiplin Kurulu üyesi değilim, bu tür durumlarda nasıl bir yaptırım uygulanır bilemem. Hukukçularımız da durumu inceler. Ama geçmiş alışkanlıklar var ya… Geçmiş alışkanlıklar çok kötü. ‘Önceden böyleydi’… Hep bu şekilde. Demek ki bundan sonra Antalya’dan Demre’ye 10 kişilik bir info yapacağımız zaman acentanın beyanı yetmeyecek, ‘Organik bağı gösteren belgeyi de koyun lütfen’ diyeceğiz. Açıkçası böyle bir durum var ise eğer ben kendi adıma bundan utanç duyarım. Çünkü bunlar bir turizmciye veya bir seyahat acentasına yakışmayacak şeyler”.