Bir kadın turizmcinin 20 yıllık serüveni

Ayanis Turizm Başkan Yardımcısı ve VAHATUDER Yönetim Kurulu Üyesi Aytaç Tunçdemir

Son Güncelleme Tarihi

Aytaç Tunçdemir, Van’da 4 çocuk annesi ve iki torunu olan bir kadın turizmci. İyi derecede Kürtçe ve Türkçe olmak üzere bir de orta derecede İngilizce biliyor. Siz Van’da bir kadın düşünün; sıcak ve samimi bir insan ve son derece misafirperver bir ev sahibi…

Dünyada her alanda ve her meslekte olduğu gibi turizmde de ataerkil yapının öne çıktığını görmemek sanırız konuya ‘devekuşu’ misali gibi bakmak demek! Asıl olması gereken; cinsiyet ayrımı yapılmaksızın fırsat eşitliğinin olduğu bir zeminin sağlanması, ancak zihinler (kadın-erkek fark etmeksizin) gelişmedikçe içinde bulunduğumuz yüzyılda bile bunu hala dile getirmek acınası bir durumun ötesine geçemiyor. Ancak bir de madalyonun öbür yüzüne baktığımızda bu yapının içinden sıyrılmayı başaran, olduğu yere tırnaklarıyla kazıya kazıya gelen, kısacası bu uzun ve meşakkatli yolda maça çıkan kadınlarımızın da varlığı yadsınamaz bir gerçek.

Ve o kadınlarımızdan birisi olan, turizme 20 yılını vermiş, karşılaştığı sorunlar karşısında eşi Abdullah Tunçdemir ile birlikte güçlü bir şekilde durmuş Ayanis Turizm Başkan Yardımcısı ve VAHATUDER Yönetim Kurulu Üyesi Aytaç Tunçdemir… 22-24 Şubat tarihleri arasında Van Gölü Havzası Turizm Derneği (VAHATUDER) tarafından düzenlenen ‘Van Gölü Havzası İnfosu’ kapsamında bir araya geldiğimiz Aytaç Tunçdemir ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

İşte o söyleşinin detayları:

Bilindiği üzere turizm bir nevi hayal satmaktır. Ve her şey bir hayal ile başlar. Bu anlamda sizin turizm ile tanışmanız nasıl oldu?

Eşim Abdullah Tunçdemir şu anda tur operatörlüğü yaptığımız Ayanis Turizm’i hayata geçirmesiyle birlikte Van’da yurt içi-yurt dışı olsun tarihi-kültürel ve inanç turizmi alanında günübirlik ve kültür turları yaparak bu işe girdi. İlk başlarda eşime yardım amaçlı bu işte faaliyet gösteriyordum ancak daha sonra bu işin inanılmaz bir şekilde zevkli ve güzel olduğunun farkına vardım. Ondan sonra ‘bu işin içerisinde sürekli olmalıyım’ dedim ve o günden bu zamana kadar hiç bırakmadım. 20 yıldır bu işi yapıyorum.

Bu işe başladığımda Van’da turizm sektöründe hiç kadın yoktu. İlk adımı ben atmış oldum. Tabii bu süreç içerisinde ilk etapta yakın çevremizden olumsuz tepkiler almadım değil. Ancak eşim (Abdullah Tunçdemir) bu konuda bana sürekli destek oldu, yanımda durdu. Bu işi gerçek ve ciddi anlamda birlikte ilerletmeye karar verince dışarıdan gelen seslere kulak asmamaya başladım. Eşimin de ısrarı bana güç verince şirketimizde çalışmaya başlamam bu şekilde oldu.

Peki, turizm sektörüne girdiğinizden beri 20 yılda Van’da neler değişti?

Turizm ilk başlarda bilmediğim bir alandı. Adım adım her bir ayrıntısını öğrenerek, kendimi geliştirdiğim bu süreçte ilk zamanlarda dört tane THY bilet satış ofisi bulunuyordu. O dönemlerde Van’da gezilecek-görülecek yerlerimiz aktif ve verimli kullanılmıyordu. Tesis ve işletmelerimiz oldukça azdı. 5 yıldızlı otellerimiz yoktu. Şehrimizde restorasyon anlamında çalışmalar yapılmamıştı. Ama şimdi parklarımız, ışıklandırmalarımız, tesislerimiz, işletmelerimiz ve keşfedilen, kazı çalışmaları sonucunda gün yüzüne çıkarılan yeni tarihi-kültürel değerlerimizle turizme tam kadro hazırız. O günden bugüne baktığımızda şimdi büyükşehir olmamızı hak ettiğimizi düşünüyorum.

(Şehir, bölge, insan fark etmeksizin kendini dev aynasında görenlere naçizane bir EDİTÖR NOTUDUR: Van gerçekten büyükşehir olmayı hak ediyor. Düşünün Batı tarafınca hor görülen bir Doğu şehrinin sahil bandında başına hiçbir zarar gelmemiş barbekü alanlarını nerede görebilir hatta bu mantığın yöre halkına yerleştirilmiş olduğunu nerede fark edebilirsiniz?)

Jeopolitik konumundan dolayı Van da dâhil olmak üzere Doğu şehirlerinin güvenlik açısından riskli olduğu yansıtılıyor. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce bir kadın gözüyle Van’a gelen kadın turistler için güvenlik durumu nasıl?

Bu konudan oldukça rahatsız ve mustaribiz açıkçası. Van ile ilgili medyada yansıtılan olumsuz bakış açısı gerçekte doğru değil. Biz burada bir güven sorununun olmadığını göstermek adına hem de işimiz gereğince turlar organize ediyoruz. Turlarımız aracılığıyla şehrimize gelen misafirlerimiz kendi gözleriyle buranın ne kadar güvenlikli bir şehir olduğunu görüyorlar. Biz bu durumu her ne kadar dile getirsek de insanlar gözleriyle görmedikleri sürece inanmıyorlar. Bu nedenle artık ‘Van güvenli bir şehirdir’ söylemini bu kadar dile getirmeyi bırakarak, yaptığımız ve yapacağımız icraatlerimizle bunu göstermeyi ilke ve hedef haline getirdik. Ancak unutulmamalıdır ki Batı’da bulunan şehirlerimizde mutlak güvenlikli değildir.

Van’a gelen yerli yabancı olsun kadın turistlerimiz her yerde gece saat 1’e 2’ye kadar gezebilirler. Hiçbir kaygı duymadan gelebilirler. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya…vb. belki çok bilenen, çok revaçta olan illerimizdir ama hiçbiri Van kadar ne güvenliklidir ne de misafirperverlikte bu kadar öndedir. Gelecek olan kadın turizmcilerimiz olsun, kadın turistlerimiz olsun onları en iyi şekilde ağırlamaya devam edeceğiz.

Van’da turizmin gelişmesi için neler yapılmalı, ne gibi eksiklikleriniz var?

Birincisi daha çok fuar organizasyonlarına katılmamız gerekiyor. İkincisi info sayısını daha da arttırmalıyız. Üçüncüsü lobi çalışması yapmalıyız. Dördüncüsü tarihi mekanların restarasyonlarını yaparak yeni turizm alanlarının açılmasını sağlamalıyız. Ve son olarak  yakın zamanda faaliyete girecek olan Van Urartu Müzemizin tanıtımını iyi ve güçlü bir şekilde gerçekleştirebilmek. Bizim amacımız iç pazarda kültür turlarını Van Gölu Havzasına markalaştırmak.. Öte yandan tek bir pazara değil birçok pazardan turist çekmemiz lazım. Bu nedenle tek pazara bağımlı kalmak doğru bir şey değil. Bu nedenle amacımız İran, Ermenistan, Kuzey Irak ve Avrupa pazarından da turist getirmek. Van’ı eski potansiyeline kavuşturmak için çaba sarf ediyoruz. Umarım yakın zamanda özlediğimiz o eski seviyelere ulaşacağız.

Van daha fazla turist için AVM yatırımı istiyor