Turizm tahsisleri ihalesiz verilirse ne olacak?

Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır

‘Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle beraber turizm hizmet alanlarının tahsis izninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a devredilmesi; sektörün geleceğine dair soru işaretleri yarattı. 

Hem siyaset dünyasından hem de sektör içinden gündeme gelen ‘turizmde tekelleşmenin iyice önü açılacak’ görüşünü değerlendiren Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, “İhale sonuçlarının ardından son kararı Cumhurbaşkanı’nın vermesiyle Bakan’ın vermesinin arasında çok bir fark yok. Ancak yine de tahsisler birilerine ihalesiz verilecekse bu soru işareti yaratacaktır” dedi.

Türkiye turizmi; TÜRSAB seçimleri ve Firuz Bağlıkaya ile başlayan değişim ile birlikte ardından ETS’nin sahibi Mehmet Ersoy’un Turizm Bakanı olması ile zirveyi yaşarken geçtiğimiz günlerde (25 Eylül 2018) Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Yönetmeliği’ndeki Değişiklik’, turizm sektörünün geleceğinin nereye gideceği konusunda soru işaretleri yarattı.

Turizm yatırımlarının tahsis izninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a devredilmesinin duyurulmasıyla ‘turizm sektörü, bir tekelleşme sorunuyla karşı karşıya mı kalıyor, hizmet alanları ranta mı teslim edilecek?‘  gibi sorular gündeme geldi.

Bu konu hakkında görüşlerini bizimle paylaşan deneyimli turizmci Sianji Group Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır’ın değerlendirmeleri şöyle:

“TÜRSAB seçimleriyle başlayan değişim ile özel sektör mantığına ve anlayışına; doğal olarak değişimin her sektör ve kurumda faydalı olacağına, yeni fikirler üretebileceğine inandık.

Uzun süreler görevinizde kaldığınızda yönetimde bir zafiyet oluşuyor ve koltukta kalmak için mücadele ediliyor. Bu doğru bir şey değil. Herkes görevini maksimum iki dönem olarak gerçekleştirmeli.

Şimdi başkanlık sisteminde hemen hemen bunun benzeri oldu. İki dönem gelinebiliyor. Ancak parti liderleri seçimleri kaybetse de partilerinin başında duruyorlar. Bu da doğru bir yaklaşım değil. Herkesin talebe göre zamanı gelince koltuğu bırakması gerekir. Bu nedenle TÜRSAB seçimlerini olumlu görüyorum.

ETS’nin sahibi şimdi Turizm Bakanımız olan Mehmet Ersoy’un da bakan olarak seçilmesini turizm sektörü için bir şans olarak görüyorum. Bugüne kadar gelen Turizm Bakanlarının hiçbiri -Bahattin Yücel hariç- turizm kökenli değildi. Ancak içimizden birisini getirdiğinizde turizmin önündeki bürokrasi engellerini ve anlaşmazlığı böylece ortadan kaldırmış oluyor ve sektör için olumlu adımların atılmasını sağlamış oluyorsunuz.

Bunun yanı sıra sadece Turizm Bakanı’nın değil aynı zamanda Cumhurbaşkanı’nın da sektöre sahip çıkması çok önemli. Çünkü turizmle ilgili diğer bakanlıklar da bizi ilgilendiriyor. Türkiye turizmini çok kısa bir süre içerisinde 2023 vizyonunda 80 milyar dolar, 80 milyon turiste çıkarmak istiyorsak -ki bu bir hayal değil, mümkün-, tüm bu bileşenlerin ve bakanlıkların turizmin önünü açacak kararlar alması gerekiyor. Sadece bakanlıklar değil, özel sektör de elini taşın altına koyar ve siyasetle birlikte çalışabilirse turizmin önü çok açık olacaktır.

Örneğin şu an İskandinav ülkelerinde yaşayan 65 yaş üstü vatandaşlara, devlet 3 ile 7 bin euro arasında para ödüyor. Ve İspanya, İtalya, Yunanistan gibi ülkelere gidiyorlar. Bu ülkelerle yapılacak bir ikili anlaşmalar ile Türkiye’deki yazın açık kışın kapalı olan tesislerde konaklatabilir ve turizmi 12 aya yayma konusunda önemli bir adım atılmış olur.

SON KARARI VEREN DE ÇOK BİR FARK YOK!

Turizm tahsislerinde yaşanan değişikliğe ilişkin kesin bir yanıt vermek zor. Çünkü öncesine bakarsak yetkiler bakanlığın elindeydi. İhale usulü söz konusu olsa da siyaset çok kullanıldı. Bakana yakın olan insanlar geçmişte tahsisler aldılar.

Şimdiki süreçte ihale sonuçlarının ardından son kararı Cumhurbaşkanı’nın vermesiyle Bakan’ın vermesinin arasında çok bir fark yok. Ancak yine de tahsisler birilerine ihalesiz verilecekse bu soru işareti yaratacaktır. Şu bir gerçek ki, bu zamana kadar bütün birimlerin Cumhurbaşkanı’na bağlanması tekelleşmeye doğru gidildiğini açıkça gösteriyordu. Bu da onlardan biri gibi geliyor. Son gelişmeleri ise ilerleyen günlerde göreceğiz.”

İhale yok, duyuru yok! Turizm yatırımlarına tahsis izni Erdoğan’a devredildi

Recai Çakır`ın Sianji markası ve Bodrum turizmi için hedefleri büyük