Kruvaziyer için gözler Ekim ayına çevrildi

TÜRSAB Kruvaziyer İhtisas Komisyonu Başkanı Ercan Abitağaoğlu, Ekim ayı başında kruvaziyer şirketleri ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC), yapacağı toplantıya ilişkin detayları paylaştı.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Kruvaziyer İhtisas Komisyonu Başkanı Ercan Abitağaoğlu, dev kruvaziyer gemilerinin Türkiye limanlarını ziyaret etmemesinin nedenlerini, Avrupa ülkelerinin aldıkları kararın gerekçelerini ve Ekim ayı başında kruvaziyer şirketleri ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi’nin (ECDC), yapacağı toplantıdan beklentilerini Sözcü Gazetesi’nden Latif Sansür’e değerlendirdi.

Turizmci Ercan Abitağaoğlu’nun verdiği bilgiye göre, kruvaziyer şirketleri yaz başında Akdeniz çanağında seferleri tekrar başlatmak için ECDC ile masaya oturdu. Kruvaziyerlerin seferlerine başlaması için bir dizi kural benimsendi.

ECDC’nin belirlediği güncel kurallara uyulacak ve gemilere yolcu kabul edilebilecekti.

Örgütün riskli olarak belirlediği AB dışındaki limanlara girilemeyecek, bu limanlara gidilmesi veya bu ülkelerden gelecek yolcular kabul edilmesi halinde 15 günlük karantina uygulanacaktı. AB ülke vatandaşlarına ise gemiye biniş öncesi PCR testinin negatif olması yeterli sayıldı. Aynı şekilde Amerikalı kruvaziyer şirketleri de ECDC’nin belirlediği kurallarla test, ardından programlı seferlere başladı.

Kurallar onlar içinde geçerli olduğu için kruvaziyerler şu anda Ege ve Akdeniz’deki limanlara giderken Türkiye limanlarına gelemiyor. Zira gelseler de tekrar Avrupa limanlarına geri dönmelerine izin verilmiyor.

“BÖYLE DEVAM EDERSE ŞİRKETLER BÜYÜK ZARAR GÖRÜR”

Belirlenen kuralların güncellenmesi için Amerika ve Avrupalı gemi şirketleri ile ECDC’nin masaya oturacağını söyleyen Ercan Abitağaoğlu şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şirketler artık test kuralının yerine aşı kuralının getirilmesini talep edecek. Çift doz aşı varsa ve gerekli süre geçtiyse gemiye binebilmesi istenecek. Bu toplantıda karara bağlanacağını umuyoruz.

Kruvaziyerler kırmızı olarak işaretli Yunanistan, İtalya, İspanya, Fransa gibi AB ülkelerinden yolcu alabilirken, AB dışındaki kırmızı ülkelerden yolcu alamıyor. Ekim ayı başında yapılacak olan toplantıda gemilere binişlerde PCR testi zorunluluğu yerine aşı zorunluluğunun benimsenmesi sorunu çözecek.

Eğer böyle devam ederse Avrupalı kruvaziyer şirketleri de büyük zarar görecek. İtalya’nın Roma kenti yılda 60 milyon turist ağırlıyordu, şimdi bu rakam 3 milyon 500 bine indi, nasıl dayanacaklar. AB bile dayanamaz”

“UYGULAMA SADECE TÜRKİYE’YE ÖZGÜ DEĞİL”

Kruvaziyer gemilerinin gelmemesiyle ilgili birçok spekülasyon yapıldığını söyleyen Abitağaoğlu, “Bu uygulama sadece Türkiye için değil, AB ülkeleri dışındaki Ruslar, Balkan Ülkeleri ve İngiltere için de geçerli. Çok fazla spekülasyon yapılıyor. Yunanistan yüzünden deniyor, kararlar politik deniyor. Bu işten en çok zarar gören ülkelerden biri ülke Yunanistan.

Kruvaziyer ve turizmde Ege’nin iki kıyısı birbirinden ayrılabilir durumda değil. Bu nedenle uygulama sadece Türkiye’ye özgü bir durum değil” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN ŞEFFAF OLDUĞUNA AB’Yİ İNANDIRMASI GEREKİYOR”

Aşılamada önemli aşamalar kat etmiş Türkiye’nin kırmızı listelerden çıkarılması için Sağlık Bakanlığı ile devletin çaba göstermesi gerektiğini söyleyen Abitağaoğlu şöyle konuştu:

“Salgının başlarındaki çelişkili açıklamalar ve hatalar nedeniyle Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi, Türkiye’nin paylaştığı verileri samimi ve gerçekçi bulmadığını açıkladı. İlk başta hata yapıldı, güvensizlik oluştu. O açıklamalar bugün içinde bulunduğumuz durumu çok etkiledi.

Türkiye’nin veriler konusunda şeffaf olduğuna Avrupa’yı inandırması gerekiyor. Veriler paylaşılıyor deniyor, sorun verilerin paylaşılması değil, paylaşılan verilerin güvenli ve samimi bulunmamasından kaynaklanıyor. O güvensizliğin ortadan kaldırılması için sektör, şirketler, basın veya başka kuruluşlar bir şey yapamaz. Bu güveni sağlayacak tek merci Sağlık Bakanlığı ve devletimizdir.”