Turizm yöneticileri için özeleştiri çağrısı

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu, nitelikli eleman sorunu, sektörde çalışanların kaçışı ile istihdam sorunu ve çözüm önerilerini tartıştı. Sektör temsilcileri, işveren ve yöneticilerin özeleştiri yaparak çalışanlarının sorunlarını çözmesini istedi.

Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden turizm sektöründe çalışanların sektörden kaçışının salgın sürecinde daha da arttığı belirtildi.

Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu, nitelikli eleman sorunu, sektörde çalışanların kaçışı ile istihdam sorunu ve çözüm önerilerini tartıştı.

Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı ve NBK Turizm firması sahibi Recep Yavuz yönetimindeki toplantıya; Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB), Alanya Turistik İşletmeciler Birliği (ATİB), Seyahat Acenteleri Yöneticileri Derneği (SAYD), Antalya Rehberler Odası (ARO) ve Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ve Profesyonel Otel Yöneticileri’nin (POYD) başkan ve yöneticileri katıldı.

“İŞVEREN VE YÖNETİCİLER ÖZELEŞTİRİ YAPMALI”

Dünya Gazetesi’nden Fikri Cinokur’un haberine göre; toplantıda, işveren ve yöneticilerin özeleştiri yaparak çalışanlarının sorunlarını çözmesini isteyen sektör temsilcileri, salgın süreciyle birlikte turizmden kaçışın hızlandığını ve tersine göç sürecinin başladığını belirterek, önlem alınmasını istedi.

Antalya’da 1,5 yıldır işsiz kalan turizm çalışanlarının başta seracılık, kuryelik, emlakçılık, sigortacılık, çağrı merkezleri gibi alanlara yönelerek, ayakta kalmaya çalıştığını ve çoğunun turizm sektörünü hayatlarından çıkardığına dikkat çekildi.

“ÇALIŞANLARIN SEKTÖRE GÜVENİ SAĞLANMALI”

Turizmciler, şu görüşleri dile getirdi: “Yaşanan ülkesel ve global krizlerin yarattığı belirsizlik ve bunun gelecekte de sektörü tehdit edebilecek bir potansiyel olması dolayısıyla çalışanların sektöre güvenini sağlayacak uzun vadeli projeksiyonlar hayata geçirilmeli. Türkiye’nin son yıllardaki turistik başarısına rağmen, çalışanların koşullarının aynı hızla revize edilmemesi ve dikkate alınmaması çalışanların sektörden uzaklaşmasına yol açarken, önceleri ‘prestijli’ olan turizm mesleği son yıllarda ‘son çare’ olarak görülmeye başlandı. Çalışanların günümüz koşullarına göre çok geride kalan özlük hakları, çalışma saatleri, kariyere dair bir öngörü yapılamaması, sezonluk iş imkânı sunması ve sıklıkla yaşanan krizlerle artan belirsizlik ortamı çalışanların turizmden uzaklaşmalarının en belirgin sebepleri olarak ortaya çıktı.”

Türkiye turizminin bugünlere gelmesindeki en büyük payın fedakarca çalışan turizm personeli olduğu belirtilen toplantıda, şu görüşlere yer verildi:

“Turizmin gelişmesine paralel olarak, çalışanların mutluluklarının artması gerekirken, her geçen yıl artan belirsizlikler ve bir türlü normal hayat standartlarına getirilmeyen çalışma şartlarının üstüne gelen pandemi süreci ile birlikte turizmden kaçış hızlanmış ve tersine göç süreci başlamıştır. Özellikle Antalya bölgesinde 1.5 yıldır işsiz kalan turizm emekçilerinin seracılık, kuryelik, emlakçılık, sigortacılık, çağrı merkezleri gibi alanlara yönelerek, ayakta kalmaya çalışmış ve büyük bir kısmı turizmi hayatlarından çıkardı.”

12 AY ÜCRET GARANTİSİ VERİLSİN

Toplantıda, çalışanlara 12 ay ücret garantisi verilmesini isteyen turizm sektör temsilcileri, sorunun çözümüne yönelik önerilerini şöyle sıraladı:

“Şartlar ve özlük haklar ivedilikle revize edilmeli, turizmin şartları diğer sektörlerin altında kalmamalı. Sezonun ilkbahar ve sonbaharın bir kısmını kapsayacak şekilde 9-10 aya çekilmesi için somut adımlar atılmalı. Eskiden turizm imrenilecek nadide bir sektördü, artık bu imaj yok. Bir an önce turizme hak ettiği saygınlığı kazandırmak için bilgilendirici projeler hayata geçirilmeli. Çalışanlar için kaynak-fon oluşturulmalı. Sezonun kısa olması turizmden kaçışın en önemli nedeni. Çalışanlara 12 ay ücret garantisi verilmeli ve bunun için kaynak, sezonun durgun dönemlerinde işletmeler ve devlet tarafından karşılanmalı. İşveren ve çalışan arasında karşılıklı olarak aidiyet duygusu oluşturulmalı. Turizm çalışanı sezonluk pamuk işçisi gibi görülmemeli. Turizm fakülteleri ve meslek yüksekokulları ile sektörün iş birliği güçlendirilmeli ve ortak çalışmalar başlatılmalı.”