Ekonomide yeni yol haritası, Çin modeli ve turizm

Ekonomik krizden çıkış yolunda turizm sektörüne kurtarıcı gözüyle bakılıyor. Peki turizm sektörünün bu önemli görevin üstesinden gelmesi için sağlanan destekler yeterli mi? Bu önemli misyonu üstlenmesi beklenen turizm sektörüne sağlanması gereken destek ve yardımlar neler?

Ekonomide yeni model/yol haritası kapsamında turizm sektörüne önemli rol ve görevler yükleniyor. Turizm sektöründen her zamanki rolüne ek olarak yeni dönemde önemli bir işlevi üstlenmesi bekleniyor.

Peki turizm sektörü buna hazır mı? Pandemi sürecinden ağır yaralı çıkan turizm sektörüne bu süreçte gerekli destekler veriliyor mu?

Turizm sektörünün yüklenen bu ağır yükün üzerinden kalkabilmesi için yapılması gerekenler, sağlanması gereken destekler nelerdir?

Dünya Gazetesi’nin bugünkü “Serbest Kürsü” bölümünde ekonominin son durumu, ekonomide yeni model kapsamında turizme yüklenen misyon, bunun üzerinden kalkabilmesi için sağlanması ve verilmesi gereken destekler, mali yardımlar ele alındı.

Yazının sonunda bu süreçte Türkiye turizmine sağlanması gereken mali yardım ve destekler için Denizbank CEO’su Hakan Ateş’in 11. Uluslararası Resort Kongresi’nde turizm sektörü için dile getirdiği 4 talebe işaret edildi.

—O—

İşte Dünya Gazetesi’nde yer alan o değerlendirme yazısı ve Hakan Ateş’in turizm sektörü için dile getirdiği 4 talep:

Yönetici ve sorumluları kabul edip adını koymasa da Türkiye yeniden ve eskilerine benzemeyen bir ekonomik kriz sürecine girdi.

Basında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında parti kurmaylarına “Ekonomide yeni dönem-Yeni yol haritası” nı anlatırken Çin örneğini vererek, “Çin böyle büyümüş. Biz pazara daha yakınız, onlardan daha avantajlıyız” dediği haberleri çıktı.

Örnek verilen Çin ile AKP yönetimindeki Türkiye’nin bugünkü durumu ekonomik büyüklükler ve yönetimdeki ekonomi politikası tercihleri yönünden birbiriyle karşılaştırılamaz.

Çin bugünkü noktaya 20 yıllık strateji ile geldi; Erdoğan 6 ay diyor.

Çin kamucu; Türkiye ise Özal’dan beri ne yazık ki özelleştirmecidir.

Şu birkaç başlık bile karşılaştırmadaki benzemezlikleri anlatmaya yeter.

Bunları bir yana bırakıp “Yeni yol haritası” olarak ifade edilen, ihracatı esas alacak ekonomide izleneceği bildirilen politikaya bakalım.

Yabancı basında da geniş biçimde yer alan bu açıklamalar ile ilgili olarak ayrıntıları sayfadaki haberde görülen Wall Street Journal (WSJ)’de geniş kapsamlı bir analiz/ değerlendirme yayınlandı.

Analizde, turizmde toparlanmanın ve artan ihracatın da ekonomiye bir bütün olarak destek sağladığını, bunun da şimdilik ekonomik krizi önleyebileceği görüşüne yer veriliyor.

Doğrudur.

Turizm krizden çıkışta temel alınan döviz girişi sağlanarak cari açığın kapatılmasında, çok konuşulan ve yeni model/yol haritasının temelini oluşturan ihracattan daha önemli bir rol oynayabilir.

Zira ihracat yapmak için sektörlere göre yüzde 40 ile yüzde 80’leri aşan oranlarda ithalat yapmak gerekir. Dolayısıyla ihracattan elde edilen dövizin bir bölümü ithalata gittiği için buradan elde edilen gelirden hazineye net giriş oranı düşük kalıyor.

Buna karşılık turizmden elde edilen gelirin yüzde 90’dan fazlası hazineye net giriş sağlıyor.

Turizm geliri hazineye net giriş oranı en yüksek döviz geliridir.

Turizm ara mal, hammadde, navlun vb. gibi giderler olmadan yerinde yapılan ihracattır.

Bu anlamda turizm her zamanki rolüne ek olarak yeni dönemde önemli bir işlev görecek.

Peki turizm bu işlevini nasıl yerine getirecek?

Bu konuda özel bankalar arasında sektöre en çok krediyi sağlayan, özellikle konaklama kesimiyle yakın ilişki içinde olan Denizbank CEO’su Hakan Ateş’in Uluslararası Resort Kongresi’nde yaptığı konuşmada dört madde halinde ifade ettiği taleplere bakmak gerekir.

Yeni ekonomi model ya da yeni yol haritasında turizmden beklenti kapsamında belirlenen 2022 yılı için 30 milyar dolar gelir, 32.3 milyon yabancı turist, ziyaretçi başına ortalama 800 dolar harcama, ortalama 11 gecelik konaklama ve ziyaretçi başına gecelik 72.7 dolar gelir hedefine ulaşılmak isteniyorsa Hakan Ateş’in dillendirdiği o dört maddede ifade edilen durum dikkate alınmalı ve talepler karşılanmalıdır.

HAKAN ATEŞ’İN TURİZM SEKTÖRÜ İÇİN BULUNDUĞU DÖRT TALEP İSE ŞU ŞEKİLDEYDİ:

1) Ciro üzerinden ödenen yüzde 2’lik Konaklama Vergisi, Ocak 2023’e ertelendi. Müteşekkiriz. KDV oranının yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmesi uygulaması 30 Eylül 2021’de sona ermişti. Bu uygulamanın devam etmesi, kâr sıkıntısı çeken turizmcilerimizin nakit akışını rahatlatabilecektir.

2) 2020’deki “tahsis, üst hakkı” gibi kamu ödemeleri bu yıla, 2021 kamu ödemeleri de 2022’ye ötelenmiştir. Bu uygulama neticesinde 2022’de oluşacak 2 yıllık kamu ödemeler yükü, şimdiden turizmcilerimizi bu konuda düşündürmektedir. 2022 yılı ödemelerinin vadeye yayılabilmesi durumunda, turizmcilerimizin faaliyet döngüsü zora girmeden kamu borçlarının ödeme imkanı yaratılmış olacaktır.

3) Tur operatörlerine geçmiş dönemde yapılan uçak / koltuk başına yakıt desteği gibi teşvik edici önlemlerin tekrar uygulanması; Mısır, Yunanistan, İspanya gibi aynı kategoride yer aldığımız ülkelerle rekabet açısından önem arz etmektedir.

4) Turizm emekçilerimizin, tüm yıl boyunca çalışabilecekleri diğer sektörlere kaydığını, dolayısıyla yetişmiş personelin istihdamı konusunda sıkıntılar yaşandığını söyleyebiliriz. Bu sıkıntıyı azaltmak adına, kış döneminde istihdamın devamlılığı amacıyla birtakım SGK teşvikleri /destekleri sunulması yararlı olacaktır.