Konaklama sektöründe yaşanan işçi sağlığı sorunu için öneri

Konaklama sektöründe çalışan işçiler için tek bir otel içerisinde iki farklı çalışma alanı vardır. Bunlardan ilki, otelde konaklayan müşterilerle paylaşılan ortak alan bir diğeri de müşterilerin hiç görmediği kapalı kapıların ardıdır. Kanunen; işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütün olarak tanımlanan işyeri konaklama sektöründe çalışan işçiler açısından bütünlüğünü kaybederek adeta ikiye bölünmektedir.

Her ne kadar iki farklı çalışma alanı karşımıza çıkmaktaysa da işçinin sağlığının ve güvenliğinin korunması borcu altında olan işverenin otelin tamamında; işçiyi gözetmekle yükümlü olduğu sabittir. Daha önceki yazımızda (okumak için bkz: Turizm sektöründeki olumsuz çalışma şartlarının sektöre etkisi) turizm ve otelcilik sektöründe çalışan işçilerin olumsuz çalışma koşullarından bahsetmiş o yazımızda sektörde mevcut işçi dolaşımından söz etmiştik. Bu yazımızda yer alacak tespit ve önerilerimiz hem işçi dolaşımını azaltmak hem de iş sağlığı ve güvenliğinin korunması adına sektöre katkı sağlamayı hedeflemektedir.

MÜŞTERİ İÇİN TATİLİN PARÇASI OLAN UNSURLAR İŞÇİNİN ÇALIŞMA ŞARTINI BELİRLER

Yazımızın başında bahsettiğimizi iki farklı çalışma alanı sadece fiziksel olarak bakıldığında fark edilememektedir. Otel bünyesindeki eğlence kulübündeki yüksek sesli müzik; otel müşterisi için altı gecelik tatilinin bir parçasıyken, otel işçisi için bir sezon boyunca çalışması sırasında katlanması gereken çalışma şartıdır. Otel içerisinde yer alan spa merkezinin karanlık ve nemli ortamı; otel müşterisinin tatili sırasında rahatlamasını sağlamaktayken, spa merkezinde çalışan işçinin bir sezon boyunca karanlıkta ve nemli bir ortamda çalışması olarak çalışma şartı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. [1] Bu sayılan çalışma şartlarının iyileştirilmesi şüphesiz şekilde işverenin; 4857 S. İş Kanunu ve 6331 S. İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca işverenin işçiyi gözetim borcunun bir parçasıdır. Çalışma şartlarının ciddi ve yakın tehlike doğurması durumunda çalışmaktan kaçınma hakkı bulunan işçinin çalışma şartları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı olmakla birlikte tehlikenin giderilmesini talep etme hakkının olduğunun da altı çizilmelidir.

KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İş sağlığı ve güvenliğinin korunması işe başlamadan önce, işin yapılması sırasında, bilgi yenileme yönünde yapılan eğitimlerle ve ilave eğitimlerin verilmesi ile işçilerin işyerinde karşılaşabilecekleri sağlık ve güvenlik riskleri bilmeleri koruyucu ve önleyici tedbirleri alabilmeleri hedeflenmektedir. Bu konuda kanuni düzenlemeler uyarınca işçilerin eğitilmesi, risk analizlerinin yapılması ve tedbirlerin alınması yönünden yasal zorunluluğu bulunan işveren, yukarıda bahsettiğimiz her turizm sezonunda yeni işçileri çalıştırmaya başlaması nedeniyle her dönem farklı bu eğitimleri tekrar ve tekrar en baştan vermek zorunda kalmaktadır. Bu zorluk, işçinin iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini alamaması veya sadece kâğıt üzerinde almış gibi gözükmesiyle sonuçlanmakta ayrıca işçiler de her sezon eskisinin benzeri bir otelde çalışmaya başlamadan önce bu eğitimleri almak zorunda kalmakta bu nedenle ilgili eğitimler bir ihtiyaçtan çok işçiler için de bir külfet haline gelmekte eğitimlerden beklenen sonuçlar alınamamaktadır.

KONAKLAMA SEKTÖRÜNDE ÇALIŞACAK İŞÇİLER İÇİN SERTİFİKASYON ZORUNLULUĞU

Konaklama işletmelerinde çalışacak işçilerin olağan İSG eğitimlerinden farklı olarak daha ayrıntılı ve sıkı bir eğitim sürecinden geçmeleri sağlanarak bu eğitimler işçinin çalışacağı otel tarafından karşılanarak işçilerin otelcilik ile ilgili genel bir İSG eğitimi aldıklarına dair sertifika almaları sağlanabilir. Kanımızca konaklama sektöründe çalışacak işçiler için bu sertifika zorunluluğu aranması ve denetim mekanizması içerisine bu koşulun da dahil edilmesi yolu açıktır. İşçilerde aranacak böyle bir sertifika:

  1. İşverenin her turizm döneminde yeni baştan işçilere uzun İSG eğitimi yaptırma külfeti ortadan kalkacaktır.
  2. İşçilerinin İSG eğitimi için harcama ve emek sarf eden işveren bir sonraki sezonda bu işçilerle tekrar çalışmak isteyecek ve bu yolla işçi bir sonraki sezon için iş arama sıkıntısı içerisine girmeyecektir.
  3. İşçi için harcama yapılması demek işçinin de işverene bağımlılığını arttıracak işçilerin bir sonraki çalışma döneminde yine aynı işyerinde çalışması sağlanmış olacaktır. (İşçinin çalışma koşullarına aykırı davranışları ile feshedilecek sözleşmesinden sonra eğitim masrafları ceza koşulu olarak işçiden talep edilebilecektir.) [2]
  4. İşçiler bu eğitimlerden yüzeysel olarak değil sıkı bir eğitim alarak geçmiş olacak; hem İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili olarak hedeflenen işçinin korunması amacı gerçekleşecek hem de Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde bir külfet olarak karşımıza çıkan iş kazaları ve meslek hastalıklarına ilişkin ödemeler azalmış olacaktır.
  5. Konaklama sektöründe olağan dışı durumlar, afetler ve yangın gibi riskler yüzlerce insanın birlikte yaşaması nedeniyle çok önemli bir risk olarak ayrıca ilk yardım bilgisi de sektör çalışanları için bir mecburiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. İşçilerin bu alanlarda eğitim alarak sertifikalandırılması müşteriler nezdinde de olumlu sonuçlar doğuracak; yurtdışı müşterilerine reklam avantajı da doğuracaktır.
  6. Sektördeki kayıt dışı çalışma bir nebze engellenmiş olacak ve uzmanlaşma zorluğu yaşanan sektörde işçilerin bir avantaj sahibi olmaları söz konusu olacaktır.

Görüldüğü üzere söz konusu sertifika zorunluluğu ile hem sektördeki işçi dolaşımı engellenmiş olacak; hem iş sağlığı ve güvenliğinden elde edilmesi planlanan amaç gerçekleşecek hem de sektörel iş ilişkisi gerçek anlamda bir güven ilişkisine dönerek taraflar arasındaki bağımlılık ilişkisi arttırılacaktır. Bu öneri çalışma özgürlüğünün kısıtlanması veya diğer anayasal haklar açısından bir sınırlama getirmemekle birlikte işverenler açısından uzun vadede olumlu sonuçlar doğuracak bir sonuç ortaya çıkaracaktır.

Müşteri ile arkadaşlık kurabildiği nadir bir sektör olan konaklama sektöründe çalışan işçilerin sürekli ve nitelikte önemli problemlerle karşı karşıya olması turizm sektörünü de hiç şüphesiz olumsuz yönde etkilemekte olup sektördeki çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerekmektedir.

[1] Otel işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin tehlike ve riskler için bkz. https://www.ailevecalisma.gov.tr/media/1548/yeseminyamurluklu.pdf

[2] İş sözleşmelerinde ceza koşuluna ilişkin olarak bkz. http://aremhukuk.com/makaleler/is-sozlesmelerinde-ceza-kosulu-ve-uygulamasi/

Av. Arman Ahmet Öztan
A’rem Hukuk Bürosu Kurucu Ortak