Türkiye, vize serbestisi engellerini aşamıyor

Son Güncelleme Tarihi

Varna’da gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi’nde vize serbestisi konusunda yine somut bir anlaşmaya varılamadı. Türkiye’nin önüne koyulan 72 kriter hakkında konuşan uzmanlar Türkiye’ye vize serbestisi gelmesin diye Avrupa ülkelerinin 73. ve 74. kriterleri koyabileceğine işaret etti.

AB’nin Türkiye’ye emsali görülmemiş zorlukta taleplerle geldiğine işaret eden Doç. Dr. Can Ünver, “Vize serbestisi için 72 kriterle geldiler. 72 kriter nedir? Böyle bir talepname hangi ülke için söz konusu oldu? Serbest dolaşımı hep farklı bahanelerle reddettiler. Vize konusunda umutlu değilim. Bu 72 kriter karşılansa bile başka kriterler de eklenecektir; 73. ve 74.’sü…” dedi.

Bulgaristan’ın Varna şehrinde dün gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi’nde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Donald Tusk bir araya geldi.

Pek çok konunun konuşulduğu zirvede vize serbestisi konusundaki ülke liderlerinin sözleri dikkat çekti. Zirve’de ele alınan konuları değerlendiren uzman isimler Sputnik’den Elif Sudagezer’e çeşitli açıklamalarda bulundu.

“BU 72 KRİTER KARŞILANSA BİLE 73. ve 74.’SÜ DE EKLENİR”

Sputnik’te yer alan habere göre Doç. Dr. Can Ünver, AB’nin son derece büyük bir çifte standart içerisinde olduğunu savunarak Türkiye’ye olan vize serbestisi hakkında şunları söyledi:

“Doğu Avrupa ülkelerine birliğe üye olmadan vize serbestisi koymuşlardı. Bırakın Avrupa’yı, başka coğrafyalara bile vize serbestisi getiriyorlar. Serbest dolaşımı hep farklı bahanelerle reddettiler. 1986’da başlayacaktı bu serbest dolaşım. Bu yüzden biz alışığız, AB’nin bu geri adımlarla kendi kalesine gol atmasına. Vize konusunda umutlu değilim. Bu 72 kriter karşılansa bile başka kriterler de eklenecektir; 73. ve 74.’sü… Ayrıca şöyle bir örnek vermek istiyorum: Katalonya lideri Carles Puigdemont göz altına alındı. İspanya’yı bölmek isteyen birisi göz altına alınırken; Türkiye’yi bölmek isteyenler Avrupa’da baş tacı ediliyor. Artık şaşırtıcı bir yanı bile kalmadı. Almanya’da son 2-3 haftada 40 camiye saldırı yapıldı. Bunlara ses çıkarmak şöyle dursun, neredeyse bu eylemleri meşrulaştırıyorlar. Kısacası, insan hakları konusunda kimsenin eli çok iyi değil. Bunu enstrüman haline getirip, ortaya döktüğünüz zaman birileri çıkar ‘siz önce kendinize bakın’ der.”

SÜRECİN UZAMASI ORTA VADEDE TÜRKİYE’NİN LEHİNE

AB Konseyi Başkanı Tusk’ın somut bir çözüme ulaşılmadığını tek seferde söylemesini hayal kırıklığı olarak değerlendiren Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Milli Savunma ve Güvenlik Enstitüsü Eş-Direktörü ve AB Uzmanı Tolga Sakman ise “Bu kadar gergin başlayan bir toplantının hızlıca çözüme gitmesi, Türkiye’nin şu anda içinde bulunduğu iç ve dış dengeleri bilenler için zaten beklenmiyordu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin tüm bunların karşısında ana gündemi adil bir müzakere sürecinin hızlıca devamı ve ilk adımı olarak vize serbestisi konusu olduğunu belirten Tolga Sakman, konuşmasına şöyle devam etti:

“Vize serbestisi konusunda AB ile yapılan geri kabul anlaşmasının uygulanmasını isteyen Türkiye’nin önüne konan terörle mücadele yasasındaki değişimin içinde bulunduğumuz güvenlik ve politik durum göz önüne alındığında yakın zamanda gerçekleşmeyeceği görünüyor. Bu durumda da AB verdiği bir sözü daha yerine getirmemiş olacağından Türk toplumundaki karşılığı da buna göre olacaktır. Ayrıca genel olarak bakıldığında AB Türkiye’yi ne kadar eleştirse de ilişkileri koparmanın kendisine aşamalı olarak getireceği zararların da farkında olduğundan ilişkilerdeki bu muğlaklıktan faydalanıyor. Ama bu sürecin uzaması ilk aşamada AB için iyi görünse de orta vadede Türkiye’nin elini güçlendirdiği görülecektir.”

Varna Zirvesi ardından ülke liderlerinin vize serbestisi konusu hakkındaki açıklamaları ise şu şekilde olmuştu:

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: Türkiye-AB ilişkilerinde zorlu bir dönemi geride bırakmış olmayı umuyoruz. Vize serbestisiyle ilgili çalışma kağıdımız Şubat ayı başında AB Komisyonu’na sunulmuştu. AB tarafına çalışmalarının bir an önce tamamlanması gerektiğini de söyledik. AB, bu noktada adımını bir an önce atarsa o da bizi rahatlatacaktır. Bu siyasi bir mesele haline getirilmemeli, vatandaşlarımızın AB’ye olan güvenini sarsacak bir hal almamalıdır.

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk: Somut bir anlaşmaya varılamadı fakat gelecek için umutluyum. Geleceğe yönelik parametreleri belirleme şansına sahip olduk.

AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker: Türk halkının büyük ve cesur bir ulus olduğunu düşünüyor ve büyük bir saygı duyuyorum. Hiçbir zaman üyelik müzakerelerinin durdurulması taraftarı olmadım. Türkiye ile müzakerelerin devamının garantörüydüm ve öyle olmaya da devam edeceğim.

AB Türk vatandaşlarına vize serbestisini yine şarta bağladı!